mum-dili-yuzunden-yanar

Şeyh Sadi-i Şirazî k.s.’ den;

“Başının yücelere ermesini diliyorsan dağ gibi ayağını eteğine çekmelisin. Ey bilgili kişi! Az konuş dilini çek. Yarın dilsizler için sorgu sual yoktur. Gerçeği bilenler ve onun inci gibi değerli olduğunu anlayanlar ağızlarını ancak inci saçmak üzere açarlar.

Çok konuşan az dinler. Öğüt ancak sessizliğin değerini bilenleri etkiler. Soluk soluğa durmaksızın konuşacak olursan başkalarının sözlerinin değerini bilmez ondan yararlanamazsın.

Ölçülmemiş olan bir kumaş nasıl biçilemezse ölçülüp tartılmayan bir söz de söylenemez. Doğru ve yanlışı düşünerek konuşanlar hazırcevapçılardan daha iyidir. Söz insanın kişiliğinde bir olgunluk ölçüsüdür. Sözle kendini küçültme.

Az konuşan utanılacak durumlara düşmez. Bir arpa kadar misk bir yığın çamurdan değerlidir.

Çok konuşandan sakın. Bilginler gibi bir konuş pir konuş.

Yüz ok attın tümü boşa gitti. Akıllıysan bir at hedefi tuttur.

İnsan işitildiğinde kendisini utandıracak bir şeyi neden söyler?

Kimsenin aleyhinde de konuşma. Belki duvarın ardında bir kulak veren vardır. Gönül sırları saklayan bir kaledir. Dikkatli ol kalenin kapısı açık kalmasın. Mum dili yüzünden yanar. Arif bunu bilir bu yüzden ağzı kapalıdır..”

“Ey toprağımıza uğrayan ziyaretçi
Azizlerin hatırı için dur dinle..

Sâdi toprak olmuşsa ne çıkar
O zaten sağlığında da bir toprak idi..
Manâ gülistanı açıldı açılalı
Hiç bir bülbül Sâdi gibi güzel terennüm etmemiştir..
Böyle bir bülbül ölür de toprağında güller bitmezse
hayret ederim…”