Kur'an'ın Işığında…
Hasan eş-Şinnavi den Tercüme: Prof. Dr. H.Kâmil Yılmaz HZ. PEYGAMBER VE GENÇLERİN EĞİTİMİ ÖNCE böyle bir ilim ve irfan toplantısına katılmaktan şeref duyduğumu belirtmeliyim. Gençlerin tasavvurla irtibatının topluma hayırlı ve faydalı birer ferd olarak kazandırılmaları bakımından önemi beyanı zaruri bir husustur. Özellikle asrımızda bunun büyük önemi vardır. Dinimiz bizi ruhi yüceliklere, manevi olgunluklara davet ederken [...]
CİHÂD ve EMR-İ Bİ’L-MA‘RÛF Dünyâ ve âhiret saâdetine ermek isteyen mü’minler, canlarını, mallarını ve Allâh’ın kendilerine lutfettiği bütün nîmetleri, ciddî gâyeler ve emeller uğrunda kullanmaya mecburdurlar. Ölüm ve ötesini düşünen bir insan için Allâh rızâsına kavuşmaktan daha mühim bir gâye olamaz. Kur’ân-ı Kerîm’de: لَتُبْلَوُنَّ فِي أَمْوَالِكُمْ وَأَنفُسِكُمْ “Muhakkak siz, mallarınız ve canlarınızla imtihan olunacaksınız…” (Âl-i [...]
AHLÂK GÜZELLİĞİ ve NESLİN KORUNMASI Üstün incelikler, sonsuz zarâfet ve derinlikler örneği olarak yaratılan insanın esas kıymeti, Allâh’a kulluk edebilmek ve Rabbinin azametini idrâk edip esrârından nasîb alabilmektir. Kâinât ve içindeki yaratıklar, gelişigüzel rastlantılar olmayıp gâyesiz ve maksatsız değildir. İnsan da, sebepsiz bir mâcerânın tesâdüfî bir eseri değildir. Başıboş yaşasın diye yaratılmamıştır. İnsanın yaratılmasında ilâhî [...]
TEVEKKÜL, TESLÎMİYET ve HAC Tevekkül, teslîmiyet ve hac kelîmeleri zikredilince, hatıra İbrâhîm -aleyhisselâm- ve İsmâîl -aleyhisselâm- gelir. Zîrâ hac, onların ihlâsları neticesinde kıyâmete kadar tekrarlanacak bir amel-i sâlihtir. Tevekkül, lügatte “dayanma, güvenme, vekîl tutma ve vekîle güvenme” demektir. Tasavvufta ise, gönlü Allâh ile dolu olan kimsenin yalnız O’na güvenmesi ve O’na sığınmasıdır. Cenâb-ı Hak, Mûsâ [...]
SABIR Sabır; îtidâli muhâfaza etme, tahammül gösterme, acıya katlanma, göğüs germe, sıkıntı ve meşakkatlere karşı soğukkanlılıkla mukâvemet etme, aklın ve dînin gösterdiği yolda sebât etme mânâlarına gelir. Bütün ahlâkî güzellikleri içine aldığı için sabrın dînimizdeki mevkii çok ihtişamlıdır. Sabır, ilâhî rızâyı mûcib mübârek bir ahlâkî vasıftır. Dîn ve ahlâkta sabır, hoşa gitmeyen ve ıztırap veren [...]
5. Diri Kalbler Bu kalbler, peygamberlerin ve evliyâullâhın kalbleridir. Bu kimselerde Allâh Teâlâ’nın bir kısım sıfatları tecellî etmiştir. Diri kalbli olanlar, Allâh -celle celâlühû-, Rasûlullâh -sallâllâhu aleyhi ve sellem- ve Kur’ân-ı Kerîm ahlâkı ile kemâle ermiş kişilerdir. Hicrî sekizinci asırda yaşayan büyük velîlerden Necmeddîn-i Kübrâ Hazretleri, talebeleriyle birlikte sâlih bir zâtın cenâzesine iştirâk eder. Mevtâya [...]
4. Zâkir Kalbler Bu seviyede kalb, zikir ile nûrlanmış, nefse rûhâniyet hâkim olmuş, îmân cevheri kalb cevheri ile birleşmiş ve îmân itmi’nân derecesine ulaşmıştır. Hak Teâlâ, zikri en büyük ibâdet olarak tavsîf etmekte ve îman edenlere zikre devam etmelerini âyet-i kerîmelerde şöyle emretmektedir: وَلَذِكْرُ اللَّهِ أَكْبَرُ “…Allâh’ı zikretmek, elbette en büyük (ibâdet)’tir…” (el-Ankebût, 45) وَاذْكُرِ [...]