Kategori Arşivi: Sünnet-i Seniyye

Sünnet-i Seniyye Hassâsiyeti

sunneti-seniyyeAllah Rasûlü Efendimiz’i tanımanın ve O’na muhabbetin en büyük delîli, O’nun sünnetini güzelce tatbik edebilmektir. Kalplerde muhabbet-i Muhammedî olmadan sünnete ittibâ, sûretâ ve zoraki bir ittibâdır ki, gönül feyzinden, rûhâniyet ve mânevî bereketten mahrumdur.

Bir İslâm büyüğü, sünnete aşk ile bağlılığın ehemmiyetini şöyle ifâde eder:

“İnsanın, Peygamber Efendimiz’in sünnetlerinden tek tek kopuşu, bir halatın iplerinin tek tek çözülüp kopması gibidir. Halat, bütün olarak sağlamdır. Ama tel tel sökülürse, o sağlamlıktan eser kalmaz. Sünnetlerin birer birer hayatımızdan çekilmesi, -Allah korusun- ebedî felâhımızı pamuk ipliğine bağlı hâle getirir.”

Bu yüzdendir ki Hazret-i Peygamber r Efendimiz’i en iyi tanıyan Hak dostu âlim ve âriflerin en büyük kerâmeti de sünnet-i seniyyeyi büyük bir gönül hassâsiyetiyle yaşamaları olmuştur. Devamı »

O Böyle Yapardı Diye…

o-boyle-yapardi-diyeHazret-i Ömer’in oğlu Abdullah -radıyallâhu anhümâ-çocukluğundan itibaren bütün bir hayatını Rasûlullah Efendimiz’i adım adım tâkibe adamış, -hikmetini bilsin veya bilmesin- Efendimiz’in yaptığı her şeyi yapma gayreti içinde yaşamıştır.

Meselâ; Efendimiz’in bir çeşmeden su içtiğini görmüş, o da zaman zaman o çeşmeye giderek su içmiş; Efendimiz’in bir ağacın altında gölgelendiğini görmüş, o da ara sıra o ağacın altında gölgelenmiş; yine Efendimiz’in mübârek sırtını bir kayaya yaslayıp biraz oturduğunu görmüş, o da bazen uğrayıp o kayaya sırtını vererek bir müddet oturmuştur.

Yine Abdullah ibn-i Ömer -radıyallâhu anhümâ- bir hac esnâsında Cebel-i Rahme’nin kenarındaki bir kayanın üzerinde bir müddet oturmuştu. Kendisine bunun sebebi sorulduğunda:

“Peygamber Efendimiz Vedâ Haccı sonrasında bu kayanın üzerinde bir müddet oturmuştu.” karşılığını vermiştir. Devamı »

Misvak Hakkında…

misvakMisvak kullanmak…


“Cibril (a.s.) bana her gelişinde misvak kullanmamı emrederdi. Öyle ki dişlerimin zedeleneceğinden endişe ederdim.” (İbn-i Mâce)
Misvak: İlim dilinde “Salvadora persika” adı verilen halk arasında “Erak ağacı” olarak bilinen ve Avrupa’lıların dilinde “Şecere-i Muhammedî” İslâm litaratüründe ise bu ağaca Misvak denir.Eski asırlardan beri insanlar tarafından kullanılan bu harika fırça Hazret-i Allah’ın kullarına ikram ettiği ölümden başka her derde deva olan macunu içinde mükemmel bir fırçadır.
Doğu Afrikadan Hindistan’a kadar uzanan bölgelerde yetişen bu step bitkisi bol iktisatlı pratik olmakla birlikte taşınması kalem gibi kolay formalitesi az kokusu güzel meyvesi yenen bir bitkidir.

Bilimin teknolojinin araştırmaların söz sahibi olduğu şu modern çağmızda araştırmacıların ve bilim adamlarının ifadelerine göre hastalıkların birçoğunun özellikle romatizmal hastalıkların % 90’nının Mide ve Kalp hastalıklarının ağzımızla doğrudan ilgili olduğu gerçeğini ortaya koymuşlardır. Bu nedenle tedaviye ağızdan başlanması gerektiğini söylemişlerdir. Devamı »

Peygamber Efendimizin Tırnak Kesiminde ki Hassasiyeti

Hazreti Aişe (Radıyallahu Anha) den rivayete göre Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) “Her kim cuma günü tırnaklarını keserse bir dahaki cumaya kadar bütün kötülüklerden korunur.” buyurdu. (Deylemi. Firdevs:3/525 No:5639)

Ebu Hureyre (Radıyallahu Anh) den rivayet edilen bir hadis-i şerifte de Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): “Fakirlikten körlükberes (alaca hastalığı)ve delilik şikayetinden emin olmak isteyen tırnaklarını Perşembe günü ikindiden sonra kessin ve sol serçe parmağından başlasın.” buyurdu (Deylemi Firdevs:3/594 No:5865)

Tırnakların nasıl kesileceği hakkında bir çok görüşler varsada İmam-ı Nevevi’ye göre müstehap olan ayaklardan evvel ellerden başlamaktır.Evvela sağ elin şehadet parmağından başlanıp sonra orta parmaktan küçük parmağa kadar sıralı kesilir. Sonra baş parmak kesilir daha sonra sol elin küçük parmağından başlanıp sırayla baş parmağa gelinir. Bundan sonra sağ ayağa dönülüp en küçük parmaktan başlanır sırayla sol ayağın en küçük parmağında bitirilir.İmam-ı Gazali (Kuddise Sırruhu) Hazretleri de İhya-i Ulumda böyle zikretmiştir.

(Ruhul Furkan Tefsiri 1/591)

Sünnetlerin Derecesi

Sünnetlerin Derecesi

Sünnet-i Gayr-i Müekkede Nedir, Bize Ne Kazandırır?

Cenâb-ı Hak, Kur’ân-ı Kerîm’de bizlere, Peygamber Efendimiz’in sünnetine tâbî olmayı ısrarla ve tekrar tekrar emretmektedir. Bu husustaki âyet-i kerîmeden ikisi şöyledir:

“Kim Rasûl’e itaat ederse Allah’a itaat etmiş olur. Yüz çevirene gelince, seni onların başına bekçi göndermedik!” (Nisâ, 80)

“Kim Allah’a ve Rasûl’e itaat ederse işte onlar, Allah’ın kendilerine lütuflarda bulunduğu peygamberler, sıddîkler, şehidler ve sâlih kişilerle beraberdir. Bunlar ne güzel arkadaştır!” (Nisâ, 69) Devamı »

Unutulan Sünnetler…

-Müsafeha etmek (iki müminin karşılaştıkları zaman toka yaparak salavat okumaları)

-Hutbenin arapça okunması

-Sakalın dudaktan itibaren bir tutam olması

-Kıymetsiz yerlere girerken sol ayakla girilip, sağ ayakla çıkılması

-Mübah olan yerlere sağ ayakla girilip sağ ayakla çıkılması (oda,taksi,dükkanv.s. )

-Namazları başı açık kılmamak

-Abdestte ayakları üç defa yıkamak

-Pantolonu katlayıp koymak

-Pantolonu oturarak giymek

-Yolculukta arkadaşlarından birini reis seçmek

-Ölen kimsenin kılmadığı namazlar için iskatın yapılması için vasiyet etmesi

-İstişare etmek

-Sakal ve bıyık bırakmak

-Çevreyi temizlemek

-Abdest aldıktan sonra kıbleye dönüp su içmek

-Suyu üç yudumda ve oturarak içmek

-Kabeye dönerek başında besmele sonunda hamd ederek başı kapalı olarak içmek

-Bıyıkları kaşlar kadar uzatmak

-Kabristandan geçerken selam vermek ve onbir İhlas okumak

-Ölüye definden sonra telkin vermek

-İslam nikahı kıymak

-Tırnak kesmeye şehadet parmağından başlamak

-Tırnağını Cuma günü kesmek

-Yatarken sağ tarafına yatmak

-Abdestli yatmak

-Yemeğe tuz ile başlamak

-Sofrada sirke bulundurmak

-Ayakkabıyı giymeden önce ters çevirmek

-Uşur (öşür) vermek (Farz)

-Ezanın yüksekte okunması (mikrofonsuz)

-Sabah ve ikindi namazından sonra istiğfar okumak

-Her gün ölümü düşünmek

-Gözlere sürme çekmek yatarken

-Salavat okumak (Ömründe bir defa okumak farz,İsmi duyunca vacip,her seferinde ismi duyulunca müstahap)

-Her gün tövbe etmek

-Kabirleri ziyaret etmek

-Güneş doğduktan sonra bir miktar uyumak

-Yolda başı öne eğik yürümek

-Biri seslendiğinde seslenene doğru bütün vücudu ile dönmek

-Abdest aldığında ve mescide girdiğinde namaz kılmak

-Misvak kullanmak

-Cuma günü gusl abdesti almak

-Güzel koku sürünmek

-Yemeği tek bir kaptan yemek

-Yemeği üç parmakla yemek

-Yemekten sonra parmağını yalamak

-Yemekte sağ ayağı dikip sol ayak üzerinde oturmak (Askerde avcı oturuşu)

-Yemekte güzel şeylerden bahsetmek (Yemekte konuşulmaz lafının aslı yoktur)

-Buğday ekmeğine arpa unu karıştırmak

-Günde iki öğün yemek

-Cevizi peynirle yemek (Şifadır) , Üzümle ekmek yemek

-Ölüm halinde su içirmek

-Cenaze namazı için tesbih çekmeyi TERKETMEMEK

-Cenaze namazından sonra ayakta dua yapmamak

-Kabir üzerine su dökmek , Kabri balık sırtı yapmak

-Cenaze evine yemek göndermek

-Kabristana selam vermek (Essalamü aleyküm ya ehlel kubur)

-Aksıranın Elhamdülillah deyince duyanın Yerhamükellah demesi

-Namazda kıyamda iken rükuya eğilirken sol ayağı sağ ayağın yanına getirmek

-Namazda sol ayak üzerine oturmak sağ ayağı dikmek

-Gömleğin düğmelerini aşağıdan yukarı doğru iliklemek,Çözerken yukarıdan aşağı doğru çözmek

- Camide namaz bittikten sonra çıkarken el sıkışıp 3 kez sallayarak tokalaşmak (İmam-ı Gazali -Hüccetül

-İslam -Sabah Namazının Kılınış Babı)

- Namazda Ruküya giderken erkeğin sırtının düm düz olması, kadınınki düze yakın ama tam düz olmaması (İmam-ı Gazali -Hüccetül İslam -Namazın Sünnetleri)

-Camiye Girerken birileri varsa selam vermek yoksa Esselamu Aleyna ve Ala iba dilla hissalihiyn demek.

-Ezan okunurken durmak. Gidebiliyorsa camiye koşmak.

-Duş aldıktan sonra çıkarken ayaklarını yıkamak.

-İmanını sık sık tazelemek. -Bunun nasıl olduğunu sahabe-i kiram Efendimiz (s.a.v) ‘e sorduklarında -La İlahe İllallah diyerek buyurmuşlardır. (İmam Gazali -Mukafeşetük Kulb)

-Allah Rasulü efendimiz her gece yatmadan evvel iki elini açarak birleştirir,İhlas,felak va nas surelerini okuyarak ellerinin içine üfler sonra başından ve yüzünden başlayarak üç defa elinin eriştiği kadarıyla bütün vücudunu sıvazlar ondan sonra yatardı.Hz Aişe validemiz efendimizin bunu her gece üç defa yaptığını rivayet etmektedir.