Kur'an'ın Işığında…
Hastalıktan Kurtuluş Rahîme Hâtun, yiyecek aramaya çıkmıştı. Bu arada Cebrâîl -aleyhisselâm- gelerek Cenâb-ı Hak’tan: “–Ey Eyyûb! Belâ verdim, sabrettin.. Şimdi de tekrar sıhhat ve nîmet vereceğim!” haberi ile şu emri getirdi: ارْكُضْ بِرِجْلِكَ هَذَا مُغْتَسَلٌ بَارِدٌ وَشَرَابٌ “Ayağını yere vur! İşte yıkanacak ve içilecek soğuk bir su!” (Sâd, 42) Eyyûb -aleyhisselâm-, ilâhî emir mûcibince ayağını [...]
İmtihan, Sabır ve Mükâfât Eyyûb -aleyhisselâm-’ın mal-mülk zenginliği, evlâdları ve nâil olduğu bütün nîmetler imtihân-ı ilâhî olarak birer birer elinden alındı. Ardından ağır bir hastalığa dûçâr oldu. Ancak Hakk’a tevekkül ve teslîmiyeti ile, bedenine, malına ve evlâdına gelen musîbetlere karşı büyük bir sabır göstererek ilâhî takdîre râzı oldu. O’nun dillere destân olan sabır ve teslîmiyeti, [...]
HAZRET-İ EYYÛB -aleyhisselâm- Ya’kûb -aleyhisselâm-’ın kardeşi Iys’ın neslindendir. Şam civârında yaşamıştır. Kendisine az sayıda kişi îmân etmiştir. Dedesi Hazret-i İshâk -aleyhisselâm-’ın duâsı bereketiyle Allâh Teâlâ kendisine çok mal, mülk ve evlâd verdi. Hizmetçileri, tarlaları ve hayvanları çok boldu. Fakir, yetim ve dullara çok yardım eder, sofrasında fakir bulundurmadıkça yemek yemez, Allâh’ın kendisine verdiği nimetleri misâfirlere [...]
BA’SÜ BA’DE’L-MEVT Ba’sü ba’de’l-mevt, ölümden sonra bir daha ölmemek üzere dirilmektir. Rûhun, ebediyete yolculuğudur. İnsan, cismâniyet bakımından, önce bir tabiat unsuru olarak toprakta, bir müddet baba sulbünde, sonra bir süre anne karnında, nihâyet anne-babanın kollarında, bir zaman da ebeveynin kalbinde bir ömür sürer. Ardından, dünyâ beşiğinden kabir beşiğine tevdî olunarak, mezar, kıyâmet, cennet veya cehennem [...]
HAZRET-İ ÜZEYR -aleyhisselâm- Hârûn -aleyhisselâm-’ın neslindendir. Tevrât’ı ezberleyen sayılı kimselerdendi. Yahûdîlerce “Ezrâ” olarak bilinir. Hazret-i Üzeyr’in peygamber olup olmadığı husûsunda Kur’ân-ı Kerîm’de kesin bir bilgi yoktur. Nitekim Allâh Rasûlü -sallâllâhu aleyhi ve sellem- de: “Üzeyr’in peygamber olup olmadığını bilemiyorum!..” (Ali el-Müttakî, XII, 81/34087) buyurmuştur. Kur’ân-ı Kerîm’de, sadece Allâh Teâlâ tarafından öldürülüp yüz sene sonra tekrar [...]
Rasûlullâh Efendimiz’in, Hazret-i Süleymân Üzerine Fazîleti 1. Rüzgârlar Süleymân -aleyhisselâm-’ın emrine verilmişti. Rasûlullâh -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’e ise büyük-küçük bütün melekler hizmet etti. 2. Süleymân -aleyhisselâm-, bir günde iki aylık yol giderdi. Rasûlullâh -sallâllâhu aleyhi ve sellem-, Mîrac Gecesi bir anda arşa çıktı. 3. Süleymân -aleyhisselâm-’a kuşlar gölge yapardı. Rasûlullâh -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’i ise, [...]
Hârût ve Mârût Kıssası Yahûdîler arasında sihir yaygındı. Bu yüzden Hazret-i Süleymân’ın büyük bir sihirbaz olduğunu, hükümdarlığı da sihir ile elde ettiğini, hayvanlara ve cinlere büyü ile hükmettiğini söylerler ve buna inanırlardı. Ancak Hazret-i Süleymân, Kur’ân-ı Kerîm’de peygamber olarak tanıtılınca: “Muhammed, Süleymân’ı peygamber sanıyor, hâlbuki o, bir büyücüdür!” demişlerdi. Bunun üzerine aşağıdaki âyet-i kerîme nâzil [...]