Kur'an'ın Işığında…
Peygamber Efendimiz’in Mîrâc’da Hazret-i Mûsâ ile Görüşmesi Hazret-i Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz, Mîrâc’da Hazret-i Mûsâ -aleyhisselâm- ile birkaç defâ görüşmüştür. Rasûl-i Ekrem -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz, Allâh Teâlâ’nın huzûrundan elli vakit namaz ile ayrılınca Mûsâ -aleyhisselâm- O’na: “–Ben, Sen’den evvel İsrâîloğulları’nda tecrübe ettim. Elli vakte Sen’in ümmetin de güç yetiremez!” diyerek Cenâb-ı [...]
Kur’ân-ı Kerîm’in Yüceliği ve Peygamber Efendimiz’in Fazîleti Yukarıdaki âyet-i kerîmelerde, nübüvvetin ağır mes’ûliyeti yanında, Hazret-i Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’in getirmiş bulunduğu Kelâmullâh’ın tamâmen vahye müstenid olduğu da ifâde buyrulmaktadır. Nitekim yüce Kitâb, bu hakîkati şöyle beyân eder: ذَلِكَ الْكِتَابُ لاَ رَيْبَ فِيهِ هُدًى لِّلْمُتَّقِينَ “(Allâh’tan indirildiği husûsunda) hiç şüphe olmayan bu Kitâb (Kur’ân-ı Kerîm), [...]
SALEVÂT-I ŞERÎFE Cenâb-ı Hak, Kur’ân-ı Kerîm’de Peygamber Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’in hayatı üzerine yemin etmiştir. Yüce ismini, O’nun ismiyle birlikte zikretmiş ve zât-ı ilâhiyyesine îmânı, O’nun nübüvvetine îmân şartına bağlamıştır. Huzurunda seslerin yükseltilmesine râzı olmamış, mübarek isminin sıradan bir isim gibi zikredilmesini istememiştir. Bütün bunlara ilâveten kendisinin ve meleklerinin, O’nu yâd ile çokça [...]