Kategori Arşivi: Kur’an’dan Damlalar

Onlar…

Onlar;
“ALLAH’ın Adı Anıldığı zaman Kalpleri ürperir.”
(Enfal-2)

Onlar;
…”ALLAH’a asla şirk koşmazlar.”
(Furkan-68 )

Onlar;
“(Her türlü) Zinaya asla yaklaşmazlar.”
(Furkan-68 )

Onlar;
“Namazlarını Huşu içinde Ve Dosdoğru kılarlar.”
(Mü’minun-2)

Onlar;
“Boş şeylerden tümüyle yüz çevirirler.”(Mü’minun-3)

Onlar;
“Mallarıyla Ve Canlarıyla Cihad Ederler.”
(Tevbe-20)

Onlar;
“Cahillerle asla tartışmazlar.”
(Furkan-63)

Onlar;
“Kınayıcının kınamasından Hiçbir zaman korkmazlar.”
(Maide-54)

Onlar;
“Emanetlerine ihanet etmezler.”
(Mu’minun-8 )

Onlar;
“Söz verdiklerinde sözünde dururlar.”
(Bakara-177)

Onlar;
“Yetimin hakkını kesinlikle yemezler.”
(Nisa-2)

Onlar;
“Yolda kalmışlara yardım ederler.”
(Bakara-177)

Onlar;
“insanların kusurlarını affederler.”
(Ali imran-134)

Onlar;
“Yalnızca ALLAH’a dayanıp güvenirler.”(Mücadele-10)

Onlar;
“Yeryüzünde Alçak gönüllü olarak yürürler.”
(Furkan-63)

Onlar;
“Yoksulluk yüzünden evlatlarını öldürmezler.”
(En’am-151)

Onlar;
“Hakk’ı bile bile gizlemezler.”
(Bakara-42)

Onlar;
“inananlara ‘Sen Mü’min değilsin’ demezler.”
(Nisa-94)

Onlar;
“Namuslarını (ırzlarını) korurlar.”
(Mü’minun-5)

Onlar;
“Anne Ve Babalarına öf Bile Demezler.”
(isra-23)

Onlar;
“Kötü zandan ve gıybetten kaçınırlar.”
(Hucurat-12)

Onlar;
“Ahidlerine (Sözlerine) sadıktırlar.”
(Mü’minun-8 )

Onlar;
“Zekatlarını Hakkıyla Verirler.”
(Bakara-177)

Onlar; “Mü’minlere karşı alçak gönüllüdürler.”
(Maide-54)

Onlar;
“Darlıkta ve bollukta da infak ederler.”
(Ali imran-134)

Onlar;
“Gerçekten felaha kavuşanlardır.”
(Mu’minun-1)

Onlar;
“ALLAH’ın ayetlerini az bir menfaatle değiştirmezler.”
(Ali imran-199)

Onlar;
“Rasullerden hiçbirini birinden ayırt etmezler.”
(Bakara-136)

Şimdi ”onlardan mıyız” diye sorsak ne cevap veririz acaba?

Muhammed (s.a.v)’in geleceğinden İsa (a.s)’ın Haber Verişi…

Hani meryem oğlu İsa’da ” Ey İsrailoğulları, gerçekten ben, sizin için ALLAH’dan gönderilmiş bir elçiyim. Benden önceki Tevrat’ı doğrulayıcı ve benden sonra ismi Ahmed olan bir elçinin de müjdeleyicisiyim ” demişti . Fakat o, onlara apaçık belgelerle gelince ” bu açıkça bir büyüdür ” dediler .

Saff Suresi: 6

Zikir; En Büyük İbadet’tir…

zikir

Allah’tan sakının ki felan bulasınız!

94220734

Ölüm Gelmeden Önce…

İbn-i Abbâs -radıyallahü anh-:

“Kimin hacca gidecek veya zekât farz olacak kadar malı bulunur da bu farzları ifâ etmezse, ölüm sırasında geri dönüş (rec’a) taleb eder” buyurmuş ve şu âyetleri okumuştur:

“Ey iman edenler, mallarınız ve evlâtlarınız sizi Allah’ın zikrinden alıkoymasın! Kim bunu yaparsa işte onlar hüsrâna uğrayanların tâ kendileridir. Herhangi birinize ölüm gelip de: «Ey Rabbim, beni yakın bir müddete kadar geciktirsen de sadaka versem ve sâlihlerden olsam» demesinden evvel size rızık olarak verdiğimiz şeylerden infak edin! Allah, eceli geldiğinde hiç kimseyi asla tehir etmez. Allah yaptıklarınızdan haberdardır.” (Münâfıkûn, 9-11) Devamı »

Evvab

Ni’mel abdu! İnnehu evvebun…

“O ne güzel kuldu! Daima Allah’a yönelirdi.”

Allah Tebareke ve Teâlâ, Kur-an’ı Kerim’de Davut, Süleyman ve Eyyüb (a.s.) kıssalarını birbiri ardınca zikrederek, imtihanlarına gösterdikleri sabrı övmüş ve onları ‘evvab’ olarak nitelemiştir.

Bu kıssalara baktığımız zaman bu dünyanın keder, üzüntü ve meşakkatlerle dolu bir yer olduğunu, Allah’a yakınlaşmanın da adeta, bu meşakkatlere sabırla orantılı olduğunu anlıyoruz. Hani tabiri caizse, her düştüğünde annesinin kucağına koşan çocuğun hali gibi, her üzüntü ve kederde Allah’a yönelmemiz gerektiğine işaret edilmiştir.

Evvab, Müfredat’ta, günahları terk edip, emirleri yerine getirerek Yüce Allah’a dönen, irade ve seçime dayalı dönüş yapan kişi olarak açıklanmıştır. Ayrıca Elmalı’da Mücahit, ‘evvab’ kelimesini “Ey dağlar! Onunla beraber tespih edin” (Sure-i Sebe 34/10) ayetine istinaden, “müsebbih” yani “çok tespih eden” manasında da tefsir ettiğine yer vermiştir.

Fahruddin Er-Razi de Tefsir-i Kebirde: “Evvab, Allah Teâlâ’ya çok dönen tövbekâr” demek olduğuna göre çok tövbe edenin âdeti, çok zikir, tespih ve takdis etmektir. Allah’a çok dönen, rücu eden, her işde Allah’a başvuran yani ‘evvab’ olan herkesin ‘güzel bir kul’ olması gerektiği sabit olmuş olur.” Diyerek, kalbe gayret veren şu rivayeti bizlere anlatmıştır:

“Cenab-ı Hakk’ın  Hz. Süleyman (a.s.) hakkındaki, “O ne güzel kuldu!” (Sad, 30) ifadesiyle yine bir keresinde Hz. Eyyûb (a.s.) hakkında aynı ifade nazil olunca, ümmet-i Muhammed’in (ashabın) kalbindeki keder büyüdü ve “Cenab-ı Hakk’ın Hz. Eyyûb a.s hakkındaki bu ayet, onun için büyük bir şerefi ifade eder. Böylesi bir şerefi elde edebilmemiz için, Süleyman a.s un mülkü gibi bir mülk elde etmeye, kalksak buna gücümüz yetmez. Eğer Eyyûb a.s gibi, bir belayı taşımak istesek, buna da gücümüz yetmez. Şu halde böylesi bir şerefi elde etmemiz nasıl mümkün olur acaba?” dediler. Devamı »

Kime Uzun Ömür Verirsek !!!

yasin-68