Kur'an'ın Işığında…
Zelletü’l-Kari’ye (Okuyucunun Yanılmasına) Ait Esaslar Namaz içinde meydana gelen bir okuyuş yanlışlığı ile namaz bozulur mu, bozulmaz mı konusu pek önemlidir. Buna dikkat gerekir. Kur’ân okurken bir hata yapılmasına veya okuyucunun sürçmesine Zelletü’l-Karî (Okuyucunun Sürçmesi) denir. Bu konuda başlıca esaslar şunlardır: Kur’ân-ı Kerîm’in bir kelimesi kasden değiştirilir de, bununla mana değişmiş olursa, namaz [...]
Namazlarda Mekruh Olan ve Olmayan Okuyuşlar Namazlarda mütevatir (gerçek bir nakil ile sabit) yedi kıraattan (Kur’ân okunuşundan) herhangi biri seçilebilir. Ancak tuhaf ve garib görülecek kıraatlar seçilemez. Çünkü işin gerçeğini anlayamayacak bazı kimselerin günaha girmelerine sebebiyet verilmiş olabilir. Hanefi İmamları, Ebû Amr ile Hafs’ın Asım’dan olan kıraatlarını seçmişlerdir. Kur’ân-ı Kerîm’i namazda sırası üzere [...]
Mekruh Vakitler Beş vakit vardır ki, onlara Mekruh Vakitler denir. Birincisi: Güneşin doğmasından bir mızrak boyu (beş derece) ki, memleketimize göre kırk ile elli dakika arasında bir zamanla yükselişine kadar olan zamandır. İkincisi: Güneşin yükselip de tam tepeye geldiği zeval anının bulunduğu vakittir. Üçüncüsü: Güneşin sararmasından ve gözleri kamaştırmaz bir hale gelmesinden itibaren batışı [...]
Nafile Namazlar Beş vakitte kılınan, namazların sünnetlerinden başka birtakım nafile namazlar daha vardır ki, bunlara Tatavvu (Nafile) namazı denir. Bunlar müstahab ve mendub namazlardır. Bunlar, Yüce Allah’a manevî yönden yakınlığa sebeb olurlar. Her birini kendine has birtakım fazilet ve sevabları vardır. Nafile namazların başlıcaları şunlardır:
Korku Namazına Ait Bilgi Korku namazı, İmam Azam ile İmam Muhammed’e göre, bugün de caizdir. İmam Ebû Yusuf’a göre, bu namaz Peygamber Efendimizin devrine ait idi. Korku namazından maksad, düşman saldırısı, sel ve yangın felâketi veya büyük bir canavar gibi tehlikeler karşısında bulunan İslâm cemaatının, kendilerini idare eden bir idareciyi veya diğer muhterem bir [...]
Şükür Secdesi Şükür secdesi, bir nimetin kazanılmasından veya bir felâket ve musibetin kalkmasından ve bunların benzeri işlerden dolayı kıbleye yönelerek tekbir alıp secdeye varmak, hamd ile tesbihde bulunup şükrettikten sonra, yine tekbir ile secdeden kalkmaktır. Bu da tilâvet secdesi gibidir. Şükür secdesi müstahabdır. Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) ile ashabın ileri gelenlerinden çokları [...]
Tilavet Secdesi ile ilgili Meseleler Kur’an-ı Kerim’in surelerinde ondört secde ayeti vardır ki, bunlardan birini okuyan veya işiten her mükellef için bir secde gerekir. Şöyle ki: Tilavet secdesi niyeti ile, eller kaldırılmaksızın “Allahü Ekber” denilerek secdeye varılır. Üç kere “Sübhane Rabbiye’l-ala” veya bir kere: “Sübhane Rabbena in kâne vadü Rabbina lemef’ulâ” denilir. Ondan sonra [...]