Kur'an'ın Işığında…
AMMÂR B. YÂSİR Müşriklerin büyük işkencelerine duçar olan ilk sahabilerden biri. Adı Ammâr, künyesi Ebû Yakazan, babası Yâsir, annesi Sümeyye idi. Kaynaklarda nesebi şöyle kaydedilir: Ammâr b. Yâsir b. Âmir b. Mâlik b. Kinâne b. Kays b. Hasin b. el-Vedim b. Sa’lebe b. Avf b. Hârise b. Âmir el-Ekber b. Yamğ b. Anes b. Mâlik [...]
Ben seni iki cihetten seviyorum.. Birincisi, yakın akrabamsın, ikincisi, amcamın seni çok sevdiğini bildiğim için. HADİS-İ ŞERİF Eshâb-ı kirâmdan. Resûlullah’ın (s.a.v.) amcasının oğlu. Hz. Ali ve Ca’fer-i Tayyar’ın (r.a.) büyük kardeşidir. Ca’fer-i Tayyar”dan (r.a.) on, Hz. Ali’den yirmi yaş büyük olup, üçü de aynı anadandır. Künyesi Ebû Yezîd’dir. Hz. Akil başlangıcından beri İslâm’a yakınlık duyuyordu. [...]
Âilece cömert olan sahâbî Eshâb-ı kirâm efendilerimiz, Peygamber efendimizin emriyle zaman zaman Medîne dışındaki kabîlelere seferler düzenler, buralardaki halkı İslâma da’vet ederlerdi. Da’veti kabûl etmiyenlerle savaş yapılır, ganîmet ve esir alınırdı. Tay kabîlesi üzerine yapılan seferde, reisleri, Adî bin Hâtim kaçtı. Kardeşi Sefâne esir alındı. Kendisine çok iyi muâmele yapıldı. Çünkü babası meşhûr cömertlerdendi. Onun [...]
Saadet asrının mimarı, iki cihan güneşi Resulullah Efendimiz (s.a.v) , Kur’an hakikatlerini cihanşümül bir sesle ilan ederken, Cahiliye Devrinin kökleşmiş batıl adet ve itikadlarını da temizliyordu. İnsanlık tarihi içinde böylesine muazzam bir inkılabın eşine rastlanmamıştı. Adet ve inançlarına, gelenek ve itikadlarına taasup ölçüsünü dahi aşan bir inatçılıkla bağlı olan Cahiliye Devri insanlarının dem ve damarlarına, [...]
Bedir’de babasına karşı savaşan sahâbî Abdullah bin Süheyl ilk Müslüman olanlardandır. İkinci Habeşistan hicretine kadar Müslümanlığını gizledi. Sonra Habeşistan’a hicret eden kâfileye o da iştirak etti. Habeşistan’dan dönüşünde, babası tarafından hapsedilip, işkence yapılmış, Müslümanlıktan vazgeçmeye zorlanmıştı. Bu yüzden çok şiddetli eziyet ve sıkıntılara mâruz kaldı. Çâresiz kalarak babasının sözüne uymuş gibi göründü. Aslında, istemiyerek îmânını [...]
Tevratta Resûlullahın alâmetlerini görüp Müslüman olan sahâbî Abdullah bin Selâm hazretleri, Eshâb-ı kirâmdan olup, Ensârın büyüklerindendir. Medîne’deki Yahûdî Benî Kaynuka kabîlesinden idi. Soyu Hz.Yûsüf’e dayanıyordu. Asıl ismi Husayn idi. Müslüman olunca Resûlullah efendimiz ona Abdullah ismini verdi.
Resûlullahın elçilerinden Peygamber efendimiz, Hudeybiye antlaşmasından sonra, İslâmın bütün dünyaya yayılması ve insanların Cehennemden kurtulup, ebedî saâdete kavuşmaları için hükümdarlara elçiler göndermek istiyordu. Zîrâ o, âlemlere rahmet olarak gönderilmişti. İstediğini emret! Bu sebeple bir gün, Eshâb-ı kirâma buyurdular ki: