<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>İslami Yol...</title>
	<atom:link href="http://www.islamiyol.com/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.islamiyol.com</link>
	<description>Kur&#039;an&#039;ın Işığında...</description>
	<lastBuildDate>Fri, 03 Feb 2012 19:24:25 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Dua Etmek ve Duaların Kabulü</title>
		<link>http://www.islamiyol.com/dua-etmek-ve-dualarin-kabulu.html</link>
		<comments>http://www.islamiyol.com/dua-etmek-ve-dualarin-kabulu.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 03 Feb 2012 19:23:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Muhammed</dc:creator>
				<category><![CDATA[Âkaîd - Kelâm]]></category>
		<category><![CDATA[Dua,Niyaz,Münacaat]]></category>
		<category><![CDATA[Fıkıh]]></category>
		<category><![CDATA[Îslâm - Îmân - Îbâdet]]></category>
		<category><![CDATA[Allah]]></category>
		<category><![CDATA[Allahü teâlâ]]></category>
		<category><![CDATA[Allah’a yakaran]]></category>
		<category><![CDATA[Bakara suresi]]></category>
		<category><![CDATA[çaresiz]]></category>
		<category><![CDATA[dua]]></category>
		<category><![CDATA[dua etmek]]></category>
		<category><![CDATA[dualar]]></category>
		<category><![CDATA[Dünyâ]]></category>
		<category><![CDATA[hata]]></category>
		<category><![CDATA[hayır]]></category>
		<category><![CDATA[husus]]></category>
		<category><![CDATA[kul]]></category>
		<category><![CDATA[Kur'an-ı Kerim]]></category>
		<category><![CDATA[örnek]]></category>
		<category><![CDATA[psikolojik]]></category>
		<category><![CDATA[samimiyet]]></category>
		<category><![CDATA[zaman]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islamiyol.com/?p=7462</guid>
		<description><![CDATA[Kur’an-ı Kerim ayetlerinde pek çok kere, Allah’a gönülden teslim olan kullar olarak dua etmek ve Allah’ın yüceliğini ifade etmek emredilmiştir. Dua mana itibariyle çağırmak, seslenmek, istemek; yardım talep etmek gibi anlamlara gelmektedir. Dua kulun Allah’a olan bir yönelişidir. Dua kul üzerinde psikolojik manada bir rahatlama, huzur ve gönül tatmini doğurur. Duada Allah ile kul arasında [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignright size-full wp-image-7463" title="021030212" src="http://www.islamiyol.com/wp-content/uploads/2012/02/021030212.jpg" alt="" width="600" height="350" /><br />
  Kur’an-ı Kerim ayetlerinde pek çok kere, Allah’a gönülden teslim olan kullar olarak dua etmek ve Allah’ın yüceliğini ifade etmek emredilmiştir. Dua mana itibariyle çağırmak, seslenmek, istemek; yardım talep etmek gibi anlamlara gelmektedir. Dua kulun Allah’a olan bir yönelişidir. Dua kul üzerinde psikolojik manada bir rahatlama, huzur ve gönül tatmini doğurur. Duada Allah ile kul arasında bir vasıta yoktur. Kul, Yaratanına halini arz eder ve niyazda bulunur. Bu yüzden kul açısından dua etmek oldukça önemli bir ibadettir.</p>
<p><span id="more-7462"></span></p>
<p>Bizim için gerçek manada neyin hayırlı olacağını sadece Allah bilmektedir. Bizim zahiren hayır gördüğümüz ve istediğimiz bir şey aslında hayırlı olmayabilir. Bu durum pek çok insanın başına gelmiş ve gelmekte olan bir husustur. Bu yüzden Allah bazen bizim için hayırlı olmayacak bir şeyi nasip etmediği gibi hayırlı olacak olsa da kulunu sabır imtihanına tutmak için de nasip etmeyebilir. Tüm bunlardan dolayı dua etmekte ve Allah’a gönülden bağlanmakta ısrarlı ve samimi olmak gerekmektedir. Olaya dua ettim ama kabul olmadı şeklinde yaklaşmak bir mümine yakışan tavır değildir. Her şeyde hayır aramak ve tatmin olmak en doğru olanıdır. Duanın samimiyet içerisinde ve ne söylendiğinin bilinerek yapılması amacına daha uygun olacaktır.</p>
<p>Allah kullarını bazen türlü imtihanlarla zorluk ve sıkıntılarla sınar. Bazen de insanlar bu dünya hayatında yapmış oldukları birtakım hataların bedelini öderler. Her ne durumda olunursa olunsun Allah’tan yardım dilemeyi ve Allah’a yönelmeyi hayatın temel prensibi edinmek gerekir. Kul Allah’a dayanır ve güvenirse ve gerçek dost olarak sadece Allah’ı bilirse mutlaka yardım görecektir. Ancak pek çok kişide görüldüğü gibi Allah’ı sadece zor zamanlarda hatırlamak ve çaresiz kalındığında O’na dua etmek yanlış bir tutumdur. Zorda ve çaresiz kaldığı anlarda Allah’a yakaran sonra sıkıntısı giderildiğinde tekrardan eski hayatına dönerek Allah’ı adeta unutan pek çok örnekle karşılaşırız. Bu gibi örnekler tekrardan çaresiz kalana kadar Allah’ı hiç düşünmez ve hatalardan uzak durmazlar. Oysa kulun Allah’a muhtaç olmadığı tek bir an dahi yoktur ki kul sadece ihtiyaç duyduğu zaman Allah’a yönelsin.</p>
<p>Dualar gönülden ve samimi bir biçimde yapıldığında Allah mutlaka en olumlu ve güzel bir biçimde cevap verecektir. Dualarda dünyevi maddi isteklerden çok hem bu dünya hayatında hem de ahirette hayırlı iman ve ihlâs sahibi kullardan olunmasının dilenmesi ve Allah’ın bize sunmuş olduğu sayısız nimet ve imkândan dolayı şükredilmesi daha uygun bir tutum olacaktır. İstenilen mal ve mülk şayet kişiyi bu dünya hayatında saptıracak ve azgınlık yapmasına sebep olacaksa böyle bir kişi için sahip olduğu ve olacağı malın şerden başka bir tarafı bulunmamaktadır. Kula düşen Allah’a gönülden bağlanarak dua etmektir. Neyin hayırlı olduğu ya da neyin nasip olacağı sadece Allah’ın bilgisindedir.</p>
<p>Kullarım, beni sana soracak olurlarsa, gerçektende ben pek yakınım. Bana dua ettiği zaman dua edenin çağrısına cevap veririm. Öyleyse onlarda bana cevap versinler ve bana inansınlar ki doğruya erişsinler. Bakara Suresi Ayet 186</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islamiyol.com/dua-etmek-ve-dualarin-kabulu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Cevşeni Kebir Duası..</title>
		<link>http://www.islamiyol.com/cevseni-kebir-duasi.html</link>
		<comments>http://www.islamiyol.com/cevseni-kebir-duasi.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 03 Feb 2012 19:09:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Muhammed</dc:creator>
				<category><![CDATA[İslami Multimedya]]></category>
		<category><![CDATA[Cevşen]]></category>
		<category><![CDATA[Cevşeni Kebir Duası..]]></category>
		<category><![CDATA[dua]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islamiyol.com/?p=7460</guid>
		<description><![CDATA[]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><iframe width="420" height="315" src="http://www.youtube.com/embed/AH2OoQYn9ds" frameborder="0" allowfullscreen></iframe></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islamiyol.com/cevseni-kebir-duasi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Mevlid Kandilimiz mübarek olsun</title>
		<link>http://www.islamiyol.com/mevlid-kandilimiz-mubarek-olsun.html</link>
		<comments>http://www.islamiyol.com/mevlid-kandilimiz-mubarek-olsun.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 03 Feb 2012 11:54:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Muhammed</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dua,Niyaz,Münacaat]]></category>
		<category><![CDATA[Fıkıh]]></category>
		<category><![CDATA[Allah]]></category>
		<category><![CDATA[Allah inancı]]></category>
		<category><![CDATA[Bediüzzaman Said Nursi]]></category>
		<category><![CDATA[Bu mübarek gece Mevlid Kandili]]></category>
		<category><![CDATA[cehâlet]]></category>
		<category><![CDATA[derman]]></category>
		<category><![CDATA[gözyaşı]]></category>
		<category><![CDATA[Hâlık-ı Kâinat]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[inşallah]]></category>
		<category><![CDATA[İnsân]]></category>
		<category><![CDATA[küfür]]></category>
		<category><![CDATA[mevlid]]></category>
		<category><![CDATA[mevlid kandili]]></category>
		<category><![CDATA[Mevlid Kandilimiz mübarek olsun]]></category>
		<category><![CDATA[millet]]></category>
		<category><![CDATA[mübarek]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüman]]></category>
		<category><![CDATA[örnek]]></category>
		<category><![CDATA[peygamber]]></category>
		<category><![CDATA[peygamberimiz]]></category>
		<category><![CDATA[risale]]></category>
		<category><![CDATA[Risale-i Nur]]></category>
		<category><![CDATA[Rûh]]></category>
		<category><![CDATA[Sevgili Peygamber]]></category>
		<category><![CDATA[sima]]></category>
		<category><![CDATA[şirk]]></category>
		<category><![CDATA[tesbih]]></category>
		<category><![CDATA[Tevhid]]></category>
		<category><![CDATA[Varlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yeryüzü]]></category>
		<category><![CDATA[zikir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islamiyol.com/?p=7451</guid>
		<description><![CDATA[İnsanlığın kurtuluşu için gönderilen son ve en büyük peygamber, bizim Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.) 571 yılında Kameri aylardan Rebiü&#8217;l-evvel ayının 12. gecesi doğmuştur. Bu mübarek geceye &#8220;Mevlid Kandili&#8221; denir. O&#8217;nun doğduğu çağda dünyanın her tarafında cehalet, zulüm ve ahlâksızlık almış yürümüş, Allah inancı unutulmuş, insanlık korkunç ve karanlık bir duruma düşmüş, dünya yaşanmaz hale gelmişti. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.islamiyol.com/wp-content/uploads/2012/02/mevlid-kandili.jpg" alt="" title="mevlid-kandili" width="500" height="333" class="alignright size-full wp-image-7452" /></p>
<p>İnsanlığın kurtuluşu için gönderilen son ve en büyük peygamber, bizim Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.) 571 yılında Kameri aylardan Rebiü&#8217;l-evvel ayının 12. gecesi doğmuştur. Bu mübarek geceye &#8220;Mevlid Kandili&#8221; denir. </p>
<p> O&#8217;nun doğduğu çağda dünyanın her tarafında cehalet, zulüm ve ahlâksızlık almış yürümüş, Allah inancı unutulmuş, insanlık korkunç ve karanlık bir duruma düşmüş, dünya yaşanmaz hale gelmişti. </p>
<p> Sevgili Peygamberimizin tebliğ ettiği İslâm dini ile dünya aydınlandı, tek Allah inancı ile kalpler nurlandı. Eşitlik, adalet ve kardeşlik geldi. O&#8217;na inanan toplumlar gerçek huzura kavuştu. O&#8217;nun doğduğu gece, insanlığın kurtuluşu için çok hayırlı ve mübarek bir başlangıçtır. </p>
<p> Bu gece, müslümanlar arasında yüzyılllardan beri büyük bir coşku ile kutlanmakta, Sevgili Peygamberimiz derin bir saygı ile anılmaktadır. Büyük Türk Alimi Süleyman Çelebi tarafından yazılan ve asıl adı &#8220;Vesiletün&#8217;necat&#8221; olan mevlid kitabı O&#8217;nun doğumunu, üstünlüğünü ve mucizelerini en güzel bir şekilde dile getiren değerli bir eserdir. </p>
<p><span id="more-7451"></span></p>
<p> Peygamberimizin doğum yıldönümlerinde okunan mevlidleri saygı ile dinlemek, O&#8217;nun mübarek ruhuna salât ve selâm okumak hiç şüphesiz büyük milletimizin Sevgili Peygamberimize olan engin sevgi ve bağlılığının bir ifadesidir. </p>
<p> Bununla beraber, O&#8217;nun ahlâk ve fazilet dolu hayatını öğrenmek ve kendimize örnek almak başta gelen görevlerimizdendir. Asıl o zaman O&#8217;nun sevgisini ve hoşnutluğunu kazanmış oluruz.<br />
 Yeryüzünü mânevî bir karanlık kaplamıştı. </p>
<p> Mevcudat, beşerin zulüm ve vahşetinden adeta mâteme bürünmüştü. Gözyaşı döken gözler değil, ruh ve kalpler idi. Kalp ve ruhların keder, elem ve gözyaşına âlem de iştirak etmiş, sanki umumî yas ilan edilmişti! </p>
<p> Yeryüzü saadetin, sevincin ve huzurun kaynağı olan “tevhid” inancından mahrumdu. Küfür ve şirk fırtınası, ruhları ve kalpleri kasıp kavurmuştu. Gö­nüllerde tek mâbud yerine, birçok bâtıl ilâh yer almıştı! Hakikî sahibini arayan ruhların feryadı ortalığı çınlatıyordu. </p>
<p> İnsanlar, birbirini yiyen canavarlar misâli vahşîleşmiş, küfür, şirk, cehalet ve zulüm bataklığında boğulmaya yüz tutmuşlardı. Zâlimin zulüm kamçısı al­tında mazlum inim inim inler hale gelmişti. </p>
<p> Âlem mahzun, varlıklar mahzun, gönüller mahzun ve simalar mahzundu.</p>
<p>Mübarek gece vesilesi ile Risale-i Nur’dan 19.Mektupta yer alan “BU PARÇA ALTIN VE ELMAS İLE YAZILSA LİYAKATI VAR” bölümünü aşağıda sunuyoruz…</p>
<p>Evet sâbıkan bahsi geçmiş: Avucunda küçük taşların zikir ve tesbih etmesi; وَمَا رَمَيْتَ اِذْ رَمَيْتَ sırrıyla aynı avucunda, küçücük taş ve toprak, düşmana top ve gülle hükmünde onları inhizama sevketmesi; وَ انْشَقَّ الْقَمَرُ nassı ile aynı avucunun parmağıyla Kamer’i iki parça etmesi; ve aynı el, çeşme gibi on parmağından suyun akması ve bir orduya içirmesi; ve aynı el, hastalara ve yaralılara şifa olması, elbette o mübarek el, ne kadar hârika bir mu’cize-i kudret-i İlâhiye olduğunu gösterir. Güya ahbab içinde o elin avucu küçük bir zikirhane-i Sübhanîdir ki, küçücük taşlar dahi içine girse, zikir ve tesbih ederler. Ve a’daya karşı küçücük bir cephane-i Rabbanîdir ki; içine taş ve toprak girse, gülle ve bomba olur. Ve yaralılar ve hastalara karşı küçücük bir eczahane-i Rahmanîdir ki, hangi derde temas etse derman olur. Ve celâl ile kalktığı vakit, Kamer’i parçalayıp Kab-ı Kavseyn şeklini verir; ve cemâl ile döndüğü vakit, âb-ı kevser akıtan on musluklu bir çeşme-i rahmet hükmüne girer. Acaba böyle bir zâtın bir tek eli, böyle acib mu’cizata mazhar ve medar olsa; o zâtın Hâlık-ı Kâinat yanında ne kadar makbul olduğu ve davasında ne kadar sâdık bulunduğu ve o el ile biat edenler, ne kadar bahtiyar olacakları, bedahet derecesinde anlaşılmaz mı?</p>
<p>Bediüzzaman Said Nursi</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islamiyol.com/mevlid-kandilimiz-mubarek-olsun.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ya Hay</title>
		<link>http://www.islamiyol.com/ya-hay.html</link>
		<comments>http://www.islamiyol.com/ya-hay.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 01 Feb 2012 11:13:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Muhammed</dc:creator>
				<category><![CDATA[İslami Multimedya]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islamiyol.com/?p=7446</guid>
		<description><![CDATA[]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><iframe width="420" height="315" src="http://www.youtube.com/embed/xOl8FQAh8Gg" frameborder="0" allowfullscreen></iframe></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islamiyol.com/ya-hay.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İslami Tebliğde Kur&#8217;an Metodu</title>
		<link>http://www.islamiyol.com/islami-tebligde-kuran-metodu.html</link>
		<comments>http://www.islamiyol.com/islami-tebligde-kuran-metodu.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 01 Feb 2012 11:09:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Muhammed</dc:creator>
				<category><![CDATA[Âile İlmihâli]]></category>
		<category><![CDATA[Dua,Niyaz,Münacaat]]></category>
		<category><![CDATA[Fıkıh]]></category>
		<category><![CDATA[Îslâm - Îmân - Îbâdet]]></category>
		<category><![CDATA[Allah]]></category>
		<category><![CDATA[ayet]]></category>
		<category><![CDATA[Ey Muhammed]]></category>
		<category><![CDATA[grup]]></category>
		<category><![CDATA[güzel]]></category>
		<category><![CDATA[güzel öğütler]]></category>
		<category><![CDATA[hak]]></category>
		<category><![CDATA[Hasta]]></category>
		<category><![CDATA[hikmet]]></category>
		<category><![CDATA[Hukuk]]></category>
		<category><![CDATA[ilaç]]></category>
		<category><![CDATA[inkılâb]]></category>
		<category><![CDATA[İnsân]]></category>
		<category><![CDATA[insanlık]]></category>
		<category><![CDATA[islam]]></category>
		<category><![CDATA[İslami Tebliğde Kur'an Metodu]]></category>
		<category><![CDATA[Kıyâmet]]></category>
		<category><![CDATA[kuran]]></category>
		<category><![CDATA[Metod]]></category>
		<category><![CDATA[nüfuz]]></category>
		<category><![CDATA[Rab]]></category>
		<category><![CDATA[tebliğ]]></category>
		<category><![CDATA[yolu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islamiyol.com/?p=7443</guid>
		<description><![CDATA[İnsanlara en doğru yolu göstermek için gönderilmiş olan Kur’an-ı Kerim, yirmi üç yıllık bir zaman içerisinde, tarihte eşine rastlanmayan büyük bir inkılâp gerçekleştirmiştir. Kur’an, hiçbir düzen ve hiçbir hukuk tanımayan sorumsuz fertlerden, kıyamete kadar her dönemde insanlara örnek olabilecek, derin bir hukuk anlayışına sahip bir topluluğun meydana gelmesini sağlamıştır. Bunu da insanlık tarihi açısından yirmi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.islamiyol.com/wp-content/uploads/2012/02/İslami-Tebliğde-Kuran-Metodu.jpg" alt="" title="İslami Tebliğde Kur&#039;an Metodu" width="625" height="325" class="alignright size-full wp-image-7444" /> İnsanlara en doğru yolu göstermek için gönderilmiş olan Kur’an-ı Kerim, yirmi üç yıllık bir zaman içerisinde, tarihte eşine rastlanmayan büyük bir inkılâp gerçekleştirmiştir.</p>
<p> Kur’an, hiçbir düzen ve hiçbir hukuk tanımayan sorumsuz fertlerden, kıyamete kadar her dönemde insanlara örnek olabilecek, derin bir hukuk anlayışına sahip bir topluluğun meydana gelmesini sağlamıştır. Bunu da insanlık tarihi açısından yirmi üç yıl gibi kısa bir sürede gerçekleştirmiştir. Bu kadar kısa bir zaman içerisinde yapılan bu değişiklikte en büyük âmil, şüphesiz ki, Kur’an’ın muhtevası, eşsiz üslubu ve gönüllere nüfuz eden derin manasıdır. </p>
<p> Bunun yanında hak ve hakikati sunuş biçimi yani, irşad ve tebliğ metodu da bu inkılâbı gerçekleştirmesinde büyük rol oynamıştır. Bir ilaç ne kadar tesirli olursa olsun, hastaya uygun dozajda verilmezse bir faydası görülemez. Bunun gibi, Kur’an’ın getirmiş olduğu evrensel esaslar, ne kadar yüce ve değerli olursa olsun, insanlara münasip bir üslup içinde anlatılmazsa, bundan da istenilen fayda sağlanamaz.</p>
<p><span id="more-7443"></span></p>
<p>İşte Kur’an, bu hususta nasıl bir yol takip etmiştir ki, az bir zamanda böyle bir başarıyı sağlayabilmiştir. Biz, burada Kur’an’ın insanları ikna etmede ve hakkı hakikati onlara ulaştırmadaki metodu üzerinde durup ayetler ışığında Kur’an’ın öngördüğü yöntemleri açıklamaya çalışacağız.</p>
<p>Kur’an’ın Tebliğ Metodu: </p>
<p>Kur’an insanları nasıl ikna ederek onlara Allah’ın varlığını ve birliğini kabul ettirmeye çalışmıştır? Yine Yüce Allah, Kur’an’da koymuş olduğu prensipleri insanlara benimsetirken nasıl bir yol takip etmiştir? Bu hususta ortaya koyduğu deliller nelerdir? İşte bu gibi sorulara ayetler ışığında cevap verildiğinde Kur’an’ın irşad ve tebliğ metodu da ortaya çıkmış olmaktadır. Kur’an’ın irşad metodunun en özlü bir şekilde şu ayette ifade edildiğini görmekteyiz:</p>
<p>“(Ey Muhammed!) Sen, Rabbin yoluna hikmet ve güzel öğütle çağır ve onlarla en güzel şekilde mücadele et. Çünkü Rabbin, kendi yolundan sapanları en iyi bilendir ve O, hidayete erenleri de en iyi bilendir.” (Nahl, 16/125) </p>
<p>Bu ayetteki “hikmet ve güzel öğütle Rabbinin yoluna, yani İslam dinine çağır” ifadesi açık ve kesin bir emirdir. Ama kimlerin hikmet ve güzel öğütle Allah’ın yoluna çağırılacağı ayette belirtilmemiştir. Müşrikler, Kitap Ehli, münafıklar ve müslümanlar, acaba bunlardan hangisi bu davetin muhatabıdır? Ayette mefulün zikredilmemesi, hitabın umumî oluşuna işaret etmektedir.(1) Kur’an, tek bir zümreyi hidayete çağırmak için değil, bütün insanları hidayete erdirmek için gönderilmiş bir kitaptır. O halde bütün insanlar bu kapsama girmektedirler.</p>
<p>Allah yoluna hikmet ve güzel öğütle çağırmayı ve en güzel biçimde mücadele etmeyi emreden bu ayet, İslam’da tebliğ metodunu ortaya koymaktadır. </p>
<p>Ayetin açık ifadesinden anlaşıldığına göre, Kur’an, hitap edilmek istenen insanları üç grup halinde değerlendirmekte ve bunların her birine ne şekilde hitap edilmesi gerektiği belirtilmektedir:</p>
<p>1. Allah yoluna hikmetle çağırmak.</p>
<p>2. Allah yoluna güzel öğütle çağırmak.</p>
<p>3. En güzel bir biçimde mücadelve etmek.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islamiyol.com/islami-tebligde-kuran-metodu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bediüzzaman Said Nursi Çizgi Filmi&#8230;</title>
		<link>http://www.islamiyol.com/bediuzzaman-said-nursi-cizgi-film.html</link>
		<comments>http://www.islamiyol.com/bediuzzaman-said-nursi-cizgi-film.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 29 Jan 2012 12:33:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Veysel</dc:creator>
				<category><![CDATA[İslam Büyükleri]]></category>
		<category><![CDATA[İslami Multimedya]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islamiyol.com/?p=7430</guid>
		<description><![CDATA[]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><object id="VideoPlayback" style="width: 400px; height: 326px;" width="320" height="240" classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="allowfullscreen" value="true" /><param name="allowscriptaccess" value="always" /><param name="src" value="http://video.google.com/googleplayer.swf?docid=4344064336211979689&amp;hl=tr&amp;fs=true" /><embed id="VideoPlayback" style="width: 400px; height: 326px;" width="320" height="240" type="application/x-shockwave-flash" src="http://video.google.com/googleplayer.swf?docid=4344064336211979689&amp;hl=tr&amp;fs=true" allowfullscreen="true" allowscriptaccess="always" /></object></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islamiyol.com/bediuzzaman-said-nursi-cizgi-film.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tefekkür</title>
		<link>http://www.islamiyol.com/tefekkur.html</link>
		<comments>http://www.islamiyol.com/tefekkur.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 24 Jan 2012 10:38:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Muhammed</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dua,Niyaz,Münacaat]]></category>
		<category><![CDATA[Fıkıh]]></category>
		<category><![CDATA[Îslâm - Îmân - Îbâdet]]></category>
		<category><![CDATA[Allah]]></category>
		<category><![CDATA[Allah yolunda]]></category>
		<category><![CDATA[Göz]]></category>
		<category><![CDATA[günah]]></category>
		<category><![CDATA[kuran]]></category>
		<category><![CDATA[Rab]]></category>
		<category><![CDATA[şeytan]]></category>
		<category><![CDATA[tefekkür]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islamiyol.com/?p=7384</guid>
		<description><![CDATA[Tefekkür; inceden inceye, tüm ayrıntıları gözönünde bulundurarak derin düşünmek, zihni yorarak işin bilincine varmak anlamlarını içerir. Kur’an’ın işaret ettiği ve bizlerden istenen tefekkür ise kısaca ; doğru düşünce yolu ile bilincin geliştirilmesi olarak tanımlanabilir. Kur’an’da, bir çok ayette insanlar tefekküre davet edilmekte ve tefekkür anlamını içeren pek çok kelime kullanılmaktadır. Düşüncenin en yüksek derecesi diye [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.islamiyol.com/tefekkur.html/tefekkur02" rel="attachment wp-att-7416"><img src="http://www.islamiyol.com/wp-content/uploads/2012/01/tefekkür02.jpg" alt="" title="tefekkür02" class="alignnone size-full wp-image-7416" /></a></p>
<p>Tefekkür; inceden inceye, tüm ayrıntıları gözönünde bulundurarak derin düşünmek, zihni yorarak işin bilincine varmak anlamlarını içerir. Kur’an’ın işaret ettiği ve bizlerden istenen tefekkür ise kısaca ; doğru düşünce yolu ile bilincin geliştirilmesi olarak tanımlanabilir. Kur’an’da, bir çok ayette insanlar tefekküre davet edilmekte ve tefekkür anlamını içeren pek çok kelime kullanılmaktadır. Düşüncenin en yüksek derecesi diye de adlandırabileceğimiz tefekkürü anlamak için, öncelikle “düşünmek” kavramı üzerinde durmak gerekir. Takvanın, günah işleme olasılığı doğuran şeylerden uzaklaşmak olduğunu belirtmiştik. Bir şeyin bizi günaha yaklaştırdığını anlamak için de, öncelikle o şeyin üzerinde düşünmemiz gerektirir.</p>
<p><span id="more-7384"></span></p>
<p>Kur’an’da düşünce ; iyi-olumlu-güzel ve kötü-olumsuz-çirkin olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Kötü düşünce; nefsin dünyaya dönük isteklerinin kışkırtması ya da şeytanın vesvesesi sonucunda oluşur;<br />
“ Eğer şeytandan gelen kötü bir düşünce seni dürtecek olursa, hemen Allah’a sığın. Çünkü O, işitendir, bilendir. “ (Fusilet 36) “ O ki insanların göğüslerine (kötü düşünceler) fısıldar.” (Nas 5)<br />
“ Yemin olsun ki insanı biz yarattık. Nefsinin ona neler fısıldadığını da biz biliriz.” ( Kaf 16) “ Nefsimi ak-pak gösteremem. Çünkü nefs, Rabbimin merhamet ettiği durumlar hariç, olanca gücü ile kötülüğü emreder.” (Yusuf 53) ayetlerinde insan, nefsani ve şeytani vesveseler konusunda uyarılmaktadır ki bu konuya “Nefsimizi Bilelim” başlıklı bölümümüzde değinmiştik.</p>
<p>Kötü düşünce kişiyi, Allah yolundan saptırıp inkara sürükler. Müddesir Suresi’nde bu gerçeğe dikkat çekilmekte ve Kur’an’ı yalanlayan kişinin derin derin düşündüğü ve bu düşünce sonucunda inkara yöneldiği anlatılmaktadır ; “ Derin derin düşündü o; ölçtü-biçti. Kahrolası nasıl bir ölçü kullandı?” (Müddesir 18-19) Mantık denilen ölçü nefse yenik düştüğünde, gönül de esir alınır. Ve böylece, doğru bir çıkarım için derin derin düşünülse bile, akıl tek başına yeterli gelemez. Kısacası, kötü düşünce, yetersiz ya da yüzeysel bilginin nefs ile birleşmesi sonucunda doğar ve böyle bir düşünce de, gerçek bilgiye ulaşma yollarını kapatarak, “ Bu düşünce kalbinizde süslendi de, çirkin bir sanıya saplandınız” (Fetih 12) ayetinin de işaret ettiği gibi, kişiyi düşünmeden, zan ile hareket etmeye yöneltir.</p>
<p>Zan; sanmak, farzetmek ya da tahmin etmektir ki, zan ile hareket etmenin ne bilimsellikle ne de gerçek bilgi ile ilgisi vardır. Zandan kaçınılması gerektiği, Kur’an’da açık bir dille ifade edilmektedir;<br />
“ Ey iman edenler! Zandan çok sakının. Çünkü zannın bir kısmı günahtır.” (Hucurat 12) Şeytani vesveseden doğan kötü düşünce şeytanla işbirliğinin göstergesidir ve bu düşünce, kötü eylemler ve kötü sonuçlar doğurur. Oysa zan ile hareket edenler, hala kendilerinin doğru yolda olduklarını sanırlar; “ Onlar, Allah’ı bırakıp şeytanları dost edinmişlerdi. Bir de kendilerinin hidayet üzere olduklarını sanırlar. “ (Araf 30) “ Bu şeytanlar onları doğru yoldan saptırırlar. Onlarsa kendilerinin hala hidayet üzere olduklarını sanırlar!..” (Zuhruf 37)</p>
<p>İnsanları Allah yolundan çıkaran en önemli faktörlerden bazıları ; yeniden diriltilmeyeceklerini, kıyametin kopmayacağını (Fussilet 50), Allah’a döndürülmeyeceklerini (İnşikak 14) ya da cennete gideceklerini (Bakara 214, Hud 10) sanmalarıdır!.. Allah’ı inkar etmenin en önemli nedeni de, sistemin kusursuzluğunu gözardı edebilecek kadar nefse yenik düşmüş bir mantık ile düşünüp, yaradılışın rastlantısal olduğunu sanabilmektir!.. Kur’an, böyle düşünenler için bakın ne diyor; “ Biz şu göğü ve yeri ve ikisi arasındakileri boşuna yaratmadık. Böyle düşünmek, küfre sapanların sanısıdır!..” (Sad 27)<br />
Sonuç olarak; zan ile hareket etmek, kötü düşüncenin ürünüdür ve Kur’an’da şöyle açıklanmaktadır ;<br />
“ Onların çoğu, sanıdan başka birşeyin ardınca gitmiyor. Doğrusu da şu ki sanı, haktan hiçbir şey ifade etmez!..” (Yunus 36)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islamiyol.com/tefekkur.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>“Nefs ile Cihad ” ile ilgili önemli bir hadi-i şerif</title>
		<link>http://www.islamiyol.com/nefs-ile-cihad-ile-ilgili-onemli-bir-hadi-i-serif.html</link>
		<comments>http://www.islamiyol.com/nefs-ile-cihad-ile-ilgili-onemli-bir-hadi-i-serif.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 23 Jan 2012 13:29:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Muhammed</dc:creator>
				<category><![CDATA[Îslâm - Îmân - Îbâdet]]></category>
		<category><![CDATA[İslâm Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Peygamber Efendimiz (s.a.v)]]></category>
		<category><![CDATA[Büyük cihad]]></category>
		<category><![CDATA[küçük cihad]]></category>
		<category><![CDATA[nefs ile cihad]]></category>
		<category><![CDATA[Ya Rasulullah]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islamiyol.com/?p=7376</guid>
		<description><![CDATA[Rasulullah (günün birinde) bir seriyye gönderdi. Seriyye geri döndüğünde onlara şöyle buyurdu: &#8220;Aferin küçük cihadı yerine getirip de (üzerinde) büyük cihadı baki kalanlara.&#8221; Denildi ki, &#8220;Ya Rasulullah! Büyük cihad da neyin nesi? Hazret, &#8220;nefs ile cihad&#8221; buyurdu..]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.islamiyol.com/nefs-ile-cihad-ile-ilgili-onemli-bir-hadi-i-serif.html/01-15" rel="attachment wp-att-7380"><img src="http://www.islamiyol.com/wp-content/uploads/2012/01/01.jpg" alt="" title="01" class="alignnone size-full wp-image-7380" /></a></p>
<p>Rasulullah (günün birinde) bir seriyye gönderdi. Seriyye geri döndüğünde onlara şöyle buyurdu: &#8220;Aferin küçük cihadı yerine getirip de (üzerinde) büyük cihadı baki kalanlara.&#8221; Denildi ki, &#8220;Ya Rasulullah! Büyük cihad da neyin nesi? Hazret, &#8220;nefs ile cihad&#8221; buyurdu..</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islamiyol.com/nefs-ile-cihad-ile-ilgili-onemli-bir-hadi-i-serif.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hz.Hamza &#8211;Yer Ağlıyordu Hamza&#8217;ya ( ilahi )</title>
		<link>http://www.islamiyol.com/hz-hamza-yer-agliyordu-hamzaya-ilahi.html</link>
		<comments>http://www.islamiyol.com/hz-hamza-yer-agliyordu-hamzaya-ilahi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 15 Jan 2012 10:02:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Muhammed</dc:creator>
				<category><![CDATA[İslami Multimedya]]></category>
		<category><![CDATA[Hamza]]></category>
		<category><![CDATA[Yer Ağlıyordu Hamza ya]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islamiyol.com/?p=7369</guid>
		<description><![CDATA[]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><iframe width="420" height="315" src="http://www.youtube.com/embed/fyt1JN0VBPA" frameborder="0" allowfullscreen></iframe></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islamiyol.com/hz-hamza-yer-agliyordu-hamzaya-ilahi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İnsan ve Şeytan</title>
		<link>http://www.islamiyol.com/insan-ve-seytan.html</link>
		<comments>http://www.islamiyol.com/insan-ve-seytan.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 14 Jan 2012 09:40:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Muhammed</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kur'an-ı Kerim]]></category>
		<category><![CDATA[Allah]]></category>
		<category><![CDATA[balçık]]></category>
		<category><![CDATA[Cennet]]></category>
		<category><![CDATA[hak- batıl]]></category>
		<category><![CDATA[İhlâs]]></category>
		<category><![CDATA[İnsân]]></category>
		<category><![CDATA[Mü'min]]></category>
		<category><![CDATA[savaş]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islamiyol.com/?p=7359</guid>
		<description><![CDATA[&#160; &#160; &#160; &#160; &#160; &#160; &#160; Bu iki mahlûk yaratıldıkları günden itibaren, kıyamet sabahına kadar birbirleriyle amansız bir muharebenin içinde olacaklardır. Bu savaş, hak- batıl muharebesi şeklinde yürütülecektir. İnsanlar için bir imtihan vesilesi olan bu savaşın neticesi, ya cennet veya cehennem kazancı olacaktır. İnsan ve şeytanla alakalı bazı ayetleri naklederek, insanlığın ve Müslümanların düştüğü [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.islamiyol.com/wp-content/uploads/2012/01/Untitled-11.jpg"><img class="alignnone size-large wp-image-7360" title="Untitled-1" src="http://www.islamiyol.com/wp-content/uploads/2012/01/Untitled-11-350x175.jpg" alt="" width="350" height="175" /></a></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Bu iki mahlûk yaratıldıkları günden itibaren, kıyamet sabahına kadar birbirleriyle amansız bir muharebenin içinde olacaklardır. Bu savaş, hak- batıl muharebesi şeklinde yürütülecektir. İnsanlar için bir imtihan vesilesi olan bu savaşın neticesi, ya cennet veya cehennem kazancı olacaktır.</p>
<p>İnsan ve şeytanla alakalı bazı ayetleri naklederek, insanlığın ve Müslümanların düştüğü vahim tabloyu kısaca önünüze koymak istiyorum. İnsanın ve şeytanın yaratılışları ile alakalı hikmeti, Yüce Allah bizlere şöyle haber veriyor.</p>
<p>“ (Ey Habibim), o vakti hatırla ki Rabbin Meleklere; ‘Ben yeryüzünde (hükümlerimi yerine getirecek) bir halife (insan) yaratacağım’ demişti. Melekler de; Biz seni hamd ile tespih ettiğimiz halde orada fesat çıkaracak kan dökecek kimse mi yaratacaksın? Demişlerdi. Allah: “ Ben sizin bilmeyeceğiniz şeyleri bilirim” buyurdu.(Bakara 30)</p>
<p><span id="more-7359"></span></p>
<p>“ Allah, Âdem’e: Ey Âdem eşyanın isimlerini meleklere haber ver buyurdu. Âdem (as) meleklere o isimleri haber verince, Allah; Ben size demedim mi ki göklerin ve yerin gayblarını ben bilirim…(Bakara 33)</p>
<p>“onu hatırla ki, meleklere; Âdem’e (hürmet olarak) secde edin demiştik de bütün melekler emrimizi yerine getirerek secde etmişlerdi. Ancak İblis secde etmekten yüz çevirip kibirlendi de kâfirlerden oldu.( Bakara 34)</p>
<p>“Allah İblis’e – Ben sana secde ile emretmiş iken, seni, secde etmekten alıkoyan neydi? Buyurdu. İblis şöyle dedi,- Ben Âdem’den hayırlıyım, çünkü beni ateşten onu çamurdan yarattın.(Araf 12)</p>
<p>“.. Kuru bir çamurdan şekillenmiş bir balçıktan yarattığın bir insana, benim secde etmem doğru olmaz”(Hiçir 33)</p>
<p>“Allah (cc) söyle buyurdu; Hemen in oradan, sana cennette kibirlenmek gerekmez. Haydi, çık, çünkü sen hor ve bayağı kimselerdensin. İblis; bana kıyamete kadar ömür ve mühlet ver dedi. Allah’ da; sen mühlet verilenlerdensin buyurdu. (Araf 13–14)</p>
<p>“İblis; öyle ise beni kovmana ve azdırmana karşılık, yemin ederim ki, insanoğullarını saptırmak için, muhakkak senin hak yoluna oturacağım vesvese verip pusu kuracağım.( Araf 16)</p>
<p>“ Ancak içlerinden ihlas sahibi müminleri aldatamayacağım onlar benim vesveselerimden müstesnadır…”(Hicir 40)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islamiyol.com/insan-ve-seytan.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

