Ezan Duası

Ezan Duası

Câbir radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: Kim ezanı işittiği zaman şu duayı okursa, kıyamet gününde o kimseye şefâatim vâcip olur.”

ezan-duasi

Okunuşu:

“Allahumme rabbe hâzihî’d-da’veti’t-tâmmeh ve’s-salâti’l kâimeh, âti Muhammeden’il vesîlete ve’l-fadîlete ve’d-daracete’r-rafiah ve’b'ashu megamen Mahmûden ellezi veadteh. İnneke la tuhliful mîâd.” (Âlâ Rasulina Salavat)

Türkçe Manası:

“Allâh’ım! Ey bu tam dâvetin, yâni mübârek ezânın ve kılınmak üzere bulunan namazın mukaddes Rabbi. Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v.)’e vesîleyi ve fazîleti ihsan et ve O’nu, kendisine va’d buyurmuş olduğun Makâm-ı Muhmûd’a eriştir. Şüphe yok ki, sen va’dinden dönmezsin.”

(Buhârî, Ezân 8, Tefsîru sûre(17), 11. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Salât 37; Tirmizî, Mevâkît 43; Nesâî, Ezân 38; İbni Mâce, Ezân 4)

Ezan Duası Hakkında:

Sa’d İbni Ebî Vakkas radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre, Nebî sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

Kim müezzini işittiği zaman: Tek olan ve ortağı bulunmayan Allah’tan başka ilâh olmadığına, Muhammed’in O’nun kulu ve resûlü olduğuna şahitlik ederim. Rab olarak Allah’tan, resûl olarak Muhammed’den, din olarak İslam’dan razı oldum, derse, o kimsenin günahları bağışlanır.” (Müslim, Salât 13. Ayrıca bk. Tirmizî, Salât 42; Nesâî, Ezân 38; İbni Mâce, Ezân 4)

Her iki hadiste geçen “ezanı işittiği zaman” sözüyle anlatılmak istenen, ezanın tamamını işittikten sonra demektir. Çünkü ezanı işiten kimsenin müezzinin söylediklerini aynen tekrar etmesi gerektiğini ve bunun Resûl-i Ekrem tarafından emredildiğini önceki hadiste açıklamıştık. Ezan bittikten sonra ise, Peygamber Efendimiz’e salâtü selâm getirilir; sonra da ezan duası okunur. Yaygın olarak bilinen ve okunan ilk hadiste geçen dua ise de, bundan başkasının da okunabileceğine bu ikinci hadis delil teşkil eder. Hatta bunlar dışında me’sûr olan yani Peygamber Efendimiz’den rivayet edilen ve hadis kitaplarında yer alan dualardan herhangi biri de yapılabilir.

Beyhakî’nin rivayetinde ilk duanın sonunda bir de: “İnneke lâ tühlifü’l-mîâd = Şüphesiz ki sen vaadinden caymazsın” ilâvesi vardır ki, biz de dualarımıza bunu ilâve ederiz. Yaygın olan bu duanın çok kısa tahlilini yapacak olursak: Buradaki “davet” ezanın lâfızlarıdır. Daha önce izah edildiği gibi, bu tevhîde davettir. “Tam” olmasının anlamı ezanda kelime-i tevhîd ve kelime-i şehâdetin bulunmasıdır. Tam ve kâmil olmanın bir yönü de değişikliğe ve bozulmaya uğramadan kıyamete kadar hem lâfzının hem muhtevasının korunacak olması ve itikad esaslarının hiçbir zaman değişmeyeceğidir. “Vesîle”nin buradaki anlamı önceki hadiste de işaret edildiği gibi cennetteki çok yüce bir makamdır. “Fazilet” de üstün bir makamın adı olup, diğer mahlûkattan yüce bir mertebedir. “Makâm-ı mahmûd”, her lisanın övgü ve yüceltmesine lâyık makam demektir. O makamda olanı ilk yaratılan insandan son yaratılacak olana kadar herkes över ve yüceltir. Makâm-ı mahmûd, şefaat makamıdır ki, Resûlullah Efendimiz’e ihsân olunmuştur. Kur’an’ın: “Rabbin seni makâm-ı mahmûda ulaştırır” dediği makamdır [İsrâ sûresi (17), 79>. İbni Abbâs’ın açıklamasına göre: “Öyle bir makam ki, orada öncekiler ve sonrakiler sana hamd ve senâ eder ve mertebece bütün yaratılmışların önünde olursun. Şefaat edersin de şefaatin makbul olur. Senin sancağın altında olmadık kimse bulunmayacaktır” diye tarif edilir (Alî el-Kârî, el-Mirkât, II, 353). Peygamberimiz çeşitli hadislerinde bu makamdan bahsetmiş ve onun vasıflarını anlatmıştır.

Önce de ifade ettiğimiz gibi, ezan İslam’ın temel prensiplerini kendinde toplayan bir dînî tebliğ, bir davettir. Bunu duyup dinleyen ve kalben inanarak tekrar eden bir mü’min, istikamet üzere olduğu, sahih bir iman ve sâlih bir amele sahip bulunduğu için Allah’a her ezandan sonra dua eder. Bu duanın mahiyet ve muhtevasını da böylece özet olarak bile olsa görüp anlayan bir müslüman artık bu fazileti işlemekten kendini müstağni göremez. Bütün bunları pekiştirmek üzere, ezandan ayrı olarak her farz namazdan önce bir de kamet getirilir.

Sorularla İslamiyet

10 Yorum

  1. fatma
    Yorum 27 Nisan 2009 12:25 tarihinde gönderildi | Bağlantı

    selamın aleyküm ben biliorum ezan duasını ama ben daha uzun biliorum bu kısaltılmış neyse a eolunby

  2. fatma
    Yorum 27 Nisan 2009 12:26 tarihinde gönderildi | Bağlantı

    saolun

  3. GİZEM
    Yorum 28 Haziran 2009 19:10 tarihinde gönderildi | Bağlantı

    ezan duası uzundu niye kısalttınız

  4. cevahir
    Yorum 13 Kasım 2009 22:12 tarihinde gönderildi | Bağlantı

    s.a
    son cümle eksik.
    inneke la tühliful miad.
    kısmı…

  5. Zeynep
    Yorum 13 Kasım 2009 23:03 tarihinde gönderildi | Bağlantı

    Ve aleyküm selam.
    Konu ve duanın arapça metni düzenlenmiştir.
    Teşekkür ederim.

  6. yalçın
    Yorum 02 Aralık 2009 15:26 tarihinde gönderildi | Bağlantı

    s.a yanlız arapça metinde neden ve’d-daracete’r-rafiah kısmı yok

  7. Zeynep
    Yorum 02 Aralık 2009 18:27 tarihinde gönderildi | Bağlantı

    ve aleyküm selam…
    uyarınız için teşekkür ederim o kısmını farketmemişiz yeniden düzenlendi..
    Hayırlı olsun…

  8. mali
    Yorum 20 Mart 2010 13:09 tarihinde gönderildi | Bağlantı

    ezan duası yanlış yazılmış düzeltin lütfen

  9. Zeynep
    Yorum 30 Mart 2010 19:01 tarihinde gönderildi | Bağlantı

    düzeltildi.
    uyarınız için teşekkür ederiz.
    vesselam…

  10. Yorum 12 Temmuz 2010 20:17 tarihinde gönderildi | Bağlantı

    teşekkürler :)

Yorum Yaz

E-mail adresiniz asla görünmeyecek ve paylaşılmayacaktır. Zorunlu alanlar * ile işaretlenmiştir.

*
*