<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>İslami Yol... &#187; Ramazan</title>
	<atom:link href="http://www.islamiyol.com/etiket/ramazan/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.islamiyol.com</link>
	<description>Kur&#039;an&#039;ın Işığında...</description>
	<lastBuildDate>Wed, 08 Feb 2012 16:27:20 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Ramazan Risalesi  (29. Mektup)</title>
		<link>http://www.islamiyol.com/ramazan-risalesi-29-mektup.html</link>
		<comments>http://www.islamiyol.com/ramazan-risalesi-29-mektup.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 16 Aug 2011 13:34:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Muhammed</dc:creator>
				<category><![CDATA[Rîsâle-i Nûr]]></category>
		<category><![CDATA[Üç Aylar ve Mübârek Günler, Geceler]]></category>
		<category><![CDATA[29. Mektup]]></category>
		<category><![CDATA[ehl-i iman]]></category>
		<category><![CDATA[el Fatiha]]></category>
		<category><![CDATA[hayat-ı şahsiyesi]]></category>
		<category><![CDATA[nefsin terbiyesi]]></category>
		<category><![CDATA[Ramazan]]></category>
		<category><![CDATA[ramazan risale]]></category>
		<category><![CDATA[ramazan risalesi]]></category>
		<category><![CDATA[Ramazan-ı Şerif]]></category>
		<category><![CDATA[risale]]></category>
		<category><![CDATA[rubûbiyet]]></category>
		<category><![CDATA[Said Nursi]]></category>
		<category><![CDATA[şeref-i keramet]]></category>
		<category><![CDATA[Üstad]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islamiyol.com/?p=5187</guid>
		<description><![CDATA[İkinci Risale olan İkinci Kısım Ramazan-ı Şerife dairdir. &#160; &#160; &#160; &#160; &#160; &#160; &#160; &#160; [Birinci kısmın âhirinde şeair-i İslâmiyeden bir nebze bahsedildiğinden şeairin içinde en parlak ve muhteşem olan Ramazan-ı Şerife dair olan bu ikinci kısımda, bir kısım hikmetleri zikredilecektir. Bu İkinci Kısım, Ramazan-ı Şerifin pek çok hikmetlerinden dokuz hikmeti beyan eden "Dokuz [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İkinci Risale olan İkinci Kısım</p>
<p>Ramazan-ı Şerife dairdir.<br />
<a href="http://www.islamiyol.com/wp-content/uploads/2011/08/01.jpeg"><img class="alignnone size-full wp-image-5191" title="01" src="http://www.islamiyol.com/wp-content/uploads/2011/08/01.jpeg" alt="" width="236" height="214" /></a></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>[Birinci kısmın âhirinde şeair-i İslâmiyeden bir nebze bahsedildiğinden<br />
şeairin içinde en parlak ve muhteşem olan Ramazan-ı Şerife dair olan bu ikinci kısımda,<br />
bir kısım hikmetleri zikredilecektir.</p>
<p>Bu İkinci Kısım, Ramazan-ı Şerifin pek çok hikmetlerinden dokuz hikmeti beyan eden "Dokuz Nükte"dir.]</p>
<p>بِسْمِ اللّهِ الرَّحْمنِ الرَّحِيمِ</p>
<p>شَهْرُ رَمَضَانَ الَّذِى اُنْزِلَ فِيهِ الْقُرْآنُ هُدًى لِلنَّاسِ وَ بَيِّنَاتٍ مِنَ الْهُدَى </p>
<p>وَ الْفُرْقَانِ</p>
<p><span id="more-5187"></span><br />
“O Ramazan ayı ki, insanlara doğru yolu gösteren, apaçık hidayet delillerini taşıyan<br />
ve hak ile bâtılın arasını ayıran Kur’ân, o ayda indirilmiştir.”</p>
<p>(Bakara Sûresi, 2:185.)</p>
<p>BİRİNCİ NÜKTE</p>
<p>Ramazan-ı şerifteki savm, İslâmiyetin erkân-ı hamsesinin birincilerindendir.<br />
Hem şeâir-i İslâmiyenin âzamlarındandır.&#8221;</p>
<p>Şeâir: Alâmet; İslâmın alâmeti olan şeyler, manalarına geliyor. Bilmediğimiz bir batı ülkesine gittiğimizde, orada birinden gördüğümüz İslamı direkt anımsatan hareketler İslam şeairi oluyor. Namaz, oruç gibi. Mesela en büyük İslam şeairlerinden birisi Namaz dır. Dünyanın neresinde olursa olsun namaz kılan birini görürsek, o bize sadece İslamı anımsatır. Bunun gibi ezan, minare, besmele, (Birinci Sözde de İslam nişanı olarak geçer.) selam da İslamın büyük şeairlerindendir, Yani şeair-i İslamiyenin azamlarındandır. Ve bu şeairler tebliğ vazifesi görmesi hasebiyle de dikkat çekicidir.</p>
<p>Mesela Ramazan ayında bir ordu misali Oruç tutan tüm Müslümanlar bu tebliğ vazifesine büyük katkıda bulunuyorlar. Adeta bir ay boyunca tüm dünyanın ilgi odağı oluyorlar. Üstad Hazretleri Risale-i Nurlarda &#8220;Bizler hakaik-i İslamiyenin kemalatını efalimizle izhar etsek, sair dinlerin etbaları, fevc fevc kıtalarla İslamiyete dehalet edeceklerdir.&#8221; sözüyle bizlere lisan-ı hal diliyle yaptığımız, fiilen işlediğimiz İslami güzelliklerin, ne kadar mühim sonuçları olabileceğini gِösteriyor. Ve bu fiiller İslamın büyük şeairlerinden de olursa; (ORUÇ GİBİ) neticenin bu cümledeki gibi olması kaçınılmaz oluyor. Müslümanların bu şeairleri uygulaması sonucunda İslama girenlerin sayısının hiçte az olmadığını görüyoruz. Çünkü aşağıdaki ifadelerden de anlıyacağımız gibi her bir şeair başlı başına bir hocalık, muallimlik vazifesi görüyor, tebliğ rolünü üstleniyor. Şeairleri hal diliyle gösteren Müslüman kardeşlerimiz de bu rolü üstlenmede büyük katkı sağlıyorlar.</p>
<p>Şimdi Lemeattaki şu ifadelere bir göz atalım.</p>
<p>&#8220;Bir zâtı gördüm ki yeis ile müptelâ, bedbinlikle hasta idi.<br />
Dedi: Ulemâ azaldı, kemiyet keyfiyeti. Korkarız, dinimiz sönecek de bir zaman.<br />
Dedim: Nasıl kâinat söndürülmezse, iman-ı İslâmî de sönemez.<br />
Öyle de, zeminin yüzünde çakılmış mismarlar hükmünde her an Olan<br />
İslâmî şeâir, dinî minarat, İlâhî maâbid, şer’î maâlim itfâ olmazsa, İslâmiyet parlayacak an be an.<br />
Herbir mâbed bir muallim olmuş,tab’ıyla tabâyie ders verir.<br />
Her maâlim dahi birer üstad olmuştur;onun lisan-ı hâli eder telkin-i dinî; hatasız, hem bînisyan.&#8221;<br />
Herbir şeâir bir hoca-i dânâdır; ruh-u İslâmı daim enzâra ders veriyor.&#8221;</p>
<p>İşte, Ramazan-ı Şerifteki orucun çok hikmetleri,<br />
hem Cenâb-ı Hakkın rububiyetine,<br />
hem insanın hayat-ı içtimaiyesine,<br />
hem hayat-ı şahsiyesine,<br />
hem nefsin terbiyesine,<br />
hem niam-ı İlâhiyenin şükrüne bakar hikmetleri var.</p>
<p>Cenâb-ı Hakkın rububiyeti noktasında orucun çok hikmetlerinden bir hikmeti şudur ki:<br />
Cenâb-ı Hak, zemin yüzünü bir sofra-i nimet suretinde hâlk ettiği<br />
ve bütün envâ-ı nimeti o sofrada (“Umulmadı‎k yerlerden.”Talâk Sûresi, 65:3)<br />
bir tarzda o sofraya dizdiği cihetle, kemâl-i Rububiyetini<br />
ve Rahmâniyet ve Rahîmiyetini o vaziyetle ifade ediyor.<br />
İnsanlar, gaflet perdesi altında ve esbab dairesinde,<br />
o vaziyetin ifade ettiği hakikati tam göremiyor, bazen unutuyor.</p>
<p>Ramazan-ı Şerifte ise, ehl-i iman, birden muntazam bir ordu hükmüne geçer.<br />
Sultan-ı Ezelinin ziyafetine davet edilmiş bir surette, akşama yakın &#8220;Buyurunuz&#8221; emrini bekliyorlar gibi<br />
bir tavr-ı ubudiyetkârâne göstermeleri, o şefkatli ve haşmetli ve külliyetli Rahmâniyete karşı,<br />
vüs&#8217;atli ve azametli ve intizamlı bir ubudiyetle mukabele ediyorlar.</p>
<p>Acaba böyle ulvî ubudiyete ve şeref-i keramete iştirak etmeyen insanlar, insan ismine lâyık mıdırlar?<br />
Allah&#8217;ın cc. bizlere yapmamızı emrettiği ibadetlerin hiçbirisi yoktur ki onlarda birçok hikmet olmasın. Her ibadette Rabbimiz sayısız hikmetler gözetmiştir. Tutmuş olduğumuz Ramazan Orucu&#8217;nunda sayısız hikmetleri elbette var. Bu hikmetlerden Allahın Rububiyeti noktasındaki hikmeti üzerinde duralım inşallah.</p>
<p>RUBUBİYET : Cenâb-‎ Hakk‎n her zaman, her yerde ve her mahlûka muhtaç olduğu ş‏eyleri vermesi, onu terbiye etmesi ve idâresi alt‎nda bulundurmas‎ı vasf‎ı.</p>
<p>Cenab-ı‎ Hak ‏şu gördüğümüz yeryüzünü öyle bir tarzda yaratmış‎t‎ır ki; bir cihetle tüm varl‎klar‎n istifade edebileceği geniş‏ ve büyük bir sofra hükmüne getirmi‏ş. Öyle bir sofra ki; bütün canlı‎ türleri o azim sofradan istifade ediyor ve her nevin, her tür canl‎ın‎ın o sofradan kendine uygun rı‎z‎ıklar‎ı bulmas‎ı mümkün. Mesela Allah bir ku‏şu yaratı‎rken onun terbiyesi, idaresi için gereken en uygun rı‎zk‎ı da yaratmay‎ı ihmal etmemiş‏. Ar‎ıy‎ı yaratm‎‏ış, çiçeği de yaratm‎‏ış. İneği yaratmış‎‏, otsuz b‎ırakmamış‎‏. Her canl‎ın‎ın ne ihtiyac‎ı varsa, onu yarat‎ırken onun ihtiyac‎ı olan ş‏eyleri de beraberinde halketmiş‏. Hepimizin havaya ihtiyac‎ var ve yaş‏ad‎ığım‎ız dünyada da hava var. Suya ihtiyac‎ım‎ız var, dünyada su da var. Yani ş‏u koca yeryüzü hepimizin idaresi ve terbiyesine gereken r‎ız‎ıklarla dolup taşı‏‎yor. Cenab-‎ı Mevlam bu r‎ız‎kılar‎ı tam ihtiyacı‎mıza uygun ş‏ekilde ve zaman da yarat‎ıyor. Karpuza en çok ihtiyaç hissettiğimiz mevsim yaz ve onu yaz mevsiminde yarat‎ıyor. K‎ış ortası‎nda yaratm‎yor. Bu suretle bizlere Rububiyetindeki mükemmelliğini, bilerek, görerek, hikmetle herşeyi yaptığını, Rahmaniyetini, Rahimiyetini, merhametini, ‏şefkatini, r‎ız‎ıkland‎ır‎ıc‎ılığın‎ı gِösteriyor.</p>
<p>Evet Allah‎&#8217;ın nimetleri hep gِözümüzün önünde, sebeplere taksim edilmeyecek kadar da aş‏ikar asl‎ında. Çünkü ihtiyaçla, ihtiyaç sahibi arası‎nda bir uygunluk var. ihtiyaç sahibini bilen aynı‎ zamanda ihtiyacı‎nı‎n ne olduğunu da biliyor, gِörüyor. Bunu mü‏şahede edebiliyoruz. Yukarı‎daki örnekler sadece bir kaç‎ı. Peki bu yeryüzü sofras‎nı‎n en mü‏şerref misafirleri olan insanlar, bu nimetlerin ne kadar fark‎ındayı‎z. Bütün mahlukat kendine uygun hamd-ü senas‎ın‎ı Rabbine dile getirirken, insanlar‎ın bundan çoğunlukla uzak kald‎kları‎n‎ı gِörüyoruz. Hatta bu sofranı‎n daha da k‎ymetli misafirleri olan Müslümanlar‎ın dahi, bu nimetlerden gaflet içinde olduğunu gِörüyoruz.</p>
<p>Mesela inek süt veriyor, sütü ineğin iyi beslenmesinden biliyoruz. Arı‎ bal yap‎ıyor, bu sene çiçek çoktu diyoruz. Birisi bize sevdiğimiz bir yiyecek ya da bir hediye verse, ona minnet ediyoruz, onu tek sebep olarak gِörüyoruz o nimetin bize ula‏şmas‎ında. Halbuki o sebepler ancak araç‎ olabilirler. O sebeplerin arkas‎nda iş‏leyen bir el vardı‎r. Sebepleri tanzim eden Biri vard‎r. Bir Müsebbib vardı‎r. Bizler zahire gِre hükmettiğimizdendir ki; bize en son hangi elle gelmiş‏se bir nimet, nimeti ondan biliyoruz, gaflete düş‏üyoruz. Birinci Sِözde de geçtiği gibi; &#8220;Bir padi‏şah‎ın k‎ymettar bir hediyesini sana getiren bir miskin adam‎ın ayağını öpüp, hediye sahibini tan‎ımamak ne derece belahet ise; öyle de, zahiri mün&#8217;imleri medih ve muhabbet edip, Mün&#8217;im-i Hakiki&#8217;yi unutmak, ondan bin derece daha belahattir&#8221;</p>
<p>Evet bizler bu veciz ifade de olduğu gibi, k‎ıymettar hediye kimden gelmi‏şse tabiri caizse onun ayağın‎ı öpüyoruz. As‎ıl hediyeyi göndereni aklı‎mı‎za bile getirmiyoruz.</p>
<p>İşte Ramazan-ı‎ Şerifteki Oruç bizleri bu gafletten uyandı‎r‎ıyor. Gün içerisinde midemizin yemeğe, suya artan ihtiyac‎ı, Rabbimizin nimetlerini hatı‎rlamamı‎za ve onlar‎ın k‎ymetlerini idrak etmemize vesile oluyor. Allah&#8217;ın Rububiyetinin faaliyetlerini ihtar ediyor bize orucumuz. İftar vaktinde tüm Müslümanlar bir ses bekliyor, bir i‏şaret bekliyor ayn‎ı orduya has bir nizam içinde. Tüm ordu külli itaatini sunuyor Padi‏şah‎ına, umumi ve azim bir ubudiyet içerisine giriyoruz. Tüm İslam alemi bir sofra etraf‎nda toplanmış‎‏, Rabbinin emrini bekliyor hissini yaş‏atı‎yor insana. İftara yakı‎n o dakikalarda sofranı‎n ba‏‎şında beklemek Sünnettir. Biz o sünneti ya‏şarken aynı‎ zamanda o nimetlerin nereden geldiğini anlama f‎rsat‎ın‎ı bulmuş‏ oluyoruz. Nimetlerin gerçek anlamda fark‎ına varma f‎ırsat‎ı buluyoruz.</p>
<p>Dü‏şünelim; Senede bir defa Ramazan ay‎ı olmasa, ne zaman oturup o nimetleri bize vereni dü‏şünüp hamdini yapar‎ız, ya da bunu ne kadar yaparız ? Ne kadar tefekkür ederiz o nimetleri vereni ? &#8220;Acaba bِöyle ulvî ubudiyete ve ‏şeref-i keramete iş‏tirak etmeyen insanlar, insan ismine lây‎ık m‎ıd‎ırlar?&#8221;</p>
<p>سُبْحَانَكَ لاَعِلْمَ لَنَاۤ اِلاَّ مَاعَلَّمْتَنَا اِنَّكَ اَنْتَ الْعَلِيمُ الْحَكِيمُ</p>
<p>el Fatiha<br />
<!--more--></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islamiyol.com/ramazan-risalesi-29-mektup.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ramazan Ayının Mana ve Maksadı.</title>
		<link>http://www.islamiyol.com/ramazan-ayinin-mana-ve-maksadi.html</link>
		<comments>http://www.islamiyol.com/ramazan-ayinin-mana-ve-maksadi.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 03 Aug 2011 13:30:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Muhammed</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dua,Niyaz,Münacaat]]></category>
		<category><![CDATA[Îslâm - Îmân - Îbâdet]]></category>
		<category><![CDATA[Oruç]]></category>
		<category><![CDATA[a.s]]></category>
		<category><![CDATA[Allah]]></category>
		<category><![CDATA[allah (cc)]]></category>
		<category><![CDATA[allh ın seçkin kıldığı günler]]></category>
		<category><![CDATA[Bayram]]></category>
		<category><![CDATA[bizlerin ahlarının kabul olunduğu günle]]></category>
		<category><![CDATA[istifhar]]></category>
		<category><![CDATA[muhammed (s.v.a.)]]></category>
		<category><![CDATA[önemli günle]]></category>
		<category><![CDATA[peygamber]]></category>
		<category><![CDATA[Ramazan]]></category>
		<category><![CDATA[ramazan bayramı]]></category>
		<category><![CDATA[sallahu aleyhi velselam]]></category>
		<category><![CDATA[Tevbe]]></category>
		<category><![CDATA[tevbeyi istifhar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islamiyol.com/?p=5057</guid>
		<description><![CDATA[Ramazan ayının mana ve maksadı Her Ramazan ayı girdiğinde Kur’ân-ı Kerim Bakara Suresi’ndeki 183, 184 ve 185’inci ayetlerinden anladığımıza göre Bu ayetlerde bizlere; *Ramazan ayını, *Orucu, *Kur’ân-ı Kerim’i, *Allah’ın bize kolaylıklar lutfettiğini, doğru yola sevkettiğini bundan dolayı da: *Allah’ı yüceltmemizi ve * O’na şükretmemizi beyan eder. Tekâsür Suresi’nin son ayetinde de: “Allah bir kula hangi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.islamiyol.com/wp-content/uploads/2011/08/rmzan.jpg"><img class="alignnone size-large wp-image-5058" title="rmzan" src="http://www.islamiyol.com/wp-content/uploads/2011/08/rmzan-350x233.jpg" alt="" width="350" height="233" /></a><span></span></p>
<p>Ramazan ayının mana ve maksadı<br />
Her Ramazan ayı girdiğinde Kur’ân-ı Kerim Bakara Suresi’ndeki 183, 184 ve 185’inci ayetlerinden anladığımıza göre Bu ayetlerde bizlere;<br />
*Ramazan ayını,</p>
<p>*Orucu,</p>
<p>*Kur’ân-ı Kerim’i,</p>
<p>*Allah’ın bize kolaylıklar lutfettiğini, doğru yola sevkettiğini bundan dolayı da:</p>
<p>*Allah’ı yüceltmemizi ve</p>
<p>* O’na şükretmemizi beyan eder.</p>
<p>Tekâsür Suresi’nin son ayetinde de:</p>
<p>“Allah bir kula hangi nimeti vermiş ise o kula o nimetin hesabını sormadan mahşerden sevketmiyecek.” buyurulmuştur.</p>
<p>Yeryüzünde nimetler çok. Bunlardan biri de Şehr-u Ramazan (Ramazan ayı)’dır. Çünkü bu ay değerlendirebilenler için azabtan, ızdıraptan kurtuluş ayıdır. Bu nimetin hesabını veremeyenlerin vay hallerine. Onların hesap yerindeki talepleri “Keşke hayvanlar gibi toprak oluverseydik” (Amme Suresi, son ayet) olacaktır. Allah (c.c.) herkesi o duruma düşmekten kurusun ve kurtarsın&#8230;</p>
<p>Allah (c.c.), Ramazan ayının sayılı günlerde olduğunu bildiriyor. (Bakara 184) “Sayılı günler” demek, verilen hayatın hesabı sorulacak demektir. Mümkün olduğunca yanlış yapmadan yaşamak gerekiyor. Çünkü bizim hayatımız şuna benziyor! Ticari taksiye biniyoruz. Şoför taksimetreyi hemen açıyor. Taksimetreden tek tek atmaya başlıyor. Bu tak tukalar cüzdanımızdakileri eksiltiyor! Bunun gibi Sayılı günler” de ömrümüzü tüketiyor. Ramazan ayında mutlaka bu şuuru kazanmamız lazımdır.<br />
Bizlerin allah ın rahmetine tam bir samimi bir şekilde bağlanmalıyız ki allah ın rahmeti bizlerle olsun&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islamiyol.com/ramazan-ayinin-mana-ve-maksadi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>&#8220;Üç Aylar&#8221; Mübarek Olsun&#8230;</title>
		<link>http://www.islamiyol.com/uc-aylar-mubarek-olsun.html</link>
		<comments>http://www.islamiyol.com/uc-aylar-mubarek-olsun.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 13 Jun 2010 14:46:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Cevahir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Üç Aylar ve Mübârek Günler, Geceler]]></category>
		<category><![CDATA[e-kart]]></category>
		<category><![CDATA[Ramazan]]></category>
		<category><![CDATA[receb]]></category>
		<category><![CDATA[şaban]]></category>
		<category><![CDATA[tebrik kartı]]></category>
		<category><![CDATA[üç aylar]]></category>
		<category><![CDATA[üç aylar e-kart]]></category>
		<category><![CDATA[üç aylarınız mübarek olsun]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islamiyol.com/?p=4075</guid>
		<description><![CDATA[Üç Aylar&#8217;ınızı Kutlar Allah&#8217;tan Hayırlar ve Bereketler Getirmesini Niyaz Ederiz&#8230; İslamiyol.com]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><a href="http://www.islamiyol.com/wp-content/uploads/2010/06/ucaylar1.gif"><img class="alignnone size-full wp-image-4076" title="ucaylar1" src="http://www.islamiyol.com/wp-content/uploads/2010/06/ucaylar1.gif" alt="ucaylar1" width="450" height="550" /></a></p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.islamiyol.com/wp-content/uploads/2010/06/ucaylar2.gif"><img class="alignnone size-full wp-image-4077" title="ucaylar2" src="http://www.islamiyol.com/wp-content/uploads/2010/06/ucaylar2.gif" alt="ucaylar2" width="450" height="550" /></a></p>
<p style="text-align: center;">
<p style="text-align: center;">Üç Aylar&#8217;ınızı Kutlar</p>
<p style="text-align: center;">Allah&#8217;tan Hayırlar ve Bereketler Getirmesini Niyaz Ederiz&#8230;</p>
<p style="text-align: center;"><span style="text-decoration: underline;">İslamiyol.com</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islamiyol.com/uc-aylar-mubarek-olsun.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Mübarek Üç Aylar Hayırlı Olsun&#8230;</title>
		<link>http://www.islamiyol.com/mubarek-uc-aylar-hayirli-olsun.html</link>
		<comments>http://www.islamiyol.com/mubarek-uc-aylar-hayirli-olsun.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 24 Jun 2009 08:00:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Cevahir</dc:creator>
				<category><![CDATA[İslami Multimedya]]></category>
		<category><![CDATA[Üç Aylar ve Mübârek Günler, Geceler]]></category>
		<category><![CDATA[e-kart]]></category>
		<category><![CDATA[Ramazan]]></category>
		<category><![CDATA[recep]]></category>
		<category><![CDATA[şaban]]></category>
		<category><![CDATA[üç aylar]]></category>
		<category><![CDATA[üç aylar için özel e-kartlar]]></category>
		<category><![CDATA[üç ayları nasıl değerlendirmeliyiz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islamiyol.com/?p=3416</guid>
		<description><![CDATA[Selamun aleyküm arkadaşlar&#8230; Bugün Hicri takvime göre Recep 1 yani üç ayların başlangıcı.. Bildiğimiz gibi mübarek üç aylar Recep, Şaban ve Ramazan.. Rasulullah (sav) efendimiz Bir yılı ağaça benzetmiş ve Recep ayında ağaçımız, ektiğimiz ürünler yani amellerimiz filiz veriyor, Şaban ayında meyvesini ve Ramazan ayında da ektiklerimizi topluyoruz inşallah.. Üç ayların idreki ve şümulü içerinde [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><a href="http://www.islamiyol.com/wp-content/uploads/2009/06/uc-aylar3.gif"><img class="alignnone size-full wp-image-3417" title="uc-aylar3" src="http://www.islamiyol.com/wp-content/uploads/2009/06/uc-aylar3.gif" alt="uc-aylar3" width="450" height="350" /></a></p>
<p style="text-align: center;">Selamun aleyküm arkadaşlar&#8230;</p>
<p style="text-align: center;">Bugün Hicri takvime göre Recep 1 yani üç ayların başlangıcı..<br />
Bildiğimiz gibi mübarek üç aylar Recep, Şaban ve Ramazan..<br />
Rasulullah (sav) efendimiz Bir yılı ağaça benzetmiş ve Recep ayında ağaçımız, ektiğimiz ürünler yani amellerimiz filiz veriyor, Şaban ayında meyvesini ve Ramazan ayında da ektiklerimizi topluyoruz inşallah..<br />
Üç ayların idreki ve şümulü içerinde hayırlı bir şekilde geçirmemizi Rabbim cümlemize nasip etsin inşallah..
</p>
<p style="text-align: center;">üç aylar için hazırlamış olduğum e- kartları sizlerle paylaşmak istiyorum..</p>
<p style="text-align: center;">Üç aylar da ne yapmalı nasıl değerlendirmeli ayrıntılı bilgi için <a href="http://www.islamiyol.com/nereden-baslamali-ne-yapmali-uc-aylar-programi.html">tıklayınız</a>&#8230;</p>
<p style="text-align: center;">Üç aylar ile ilgili geniş bilgi için <a href="http://www.turkpaylasim.com/board/mubarek_gun_geceler-b335.0/">tıklayınız</a>&#8230;</p>
<p style="text-align: center;"> </p>
<p style="text-align: center;">Selam ve Dua ile&#8230;</p>
<p style="text-align: center;"><span style="text-decoration: underline;">islamiyol</span></p>
<p style="text-align: center;"><span id="more-3416"></span></p>

<a href='http://www.islamiyol.com/mubarek-uc-aylar-hayirli-olsun.html/uc-aylar3' title='uc-aylar3'><img width="150" height="150" src="http://www.islamiyol.com/wp-content/uploads/2009/06/uc-aylar3-150x150.gif" class="attachment-thumbnail" alt="uc-aylar3" title="uc-aylar3" /></a>
<a href='http://www.islamiyol.com/mubarek-uc-aylar-hayirli-olsun.html/uc-aylar1' title='uc-aylar1'><img width="150" height="150" src="http://www.islamiyol.com/wp-content/uploads/2009/06/uc-aylar1-150x150.gif" class="attachment-thumbnail" alt="uc-aylar1" title="uc-aylar1" /></a>
<a href='http://www.islamiyol.com/mubarek-uc-aylar-hayirli-olsun.html/uc-aylar2' title='uc-aylar2'><img width="150" height="150" src="http://www.islamiyol.com/wp-content/uploads/2009/06/uc-aylar2-150x150.gif" class="attachment-thumbnail" alt="uc-aylar2" title="uc-aylar2" /></a>
<a href='http://www.islamiyol.com/mubarek-uc-aylar-hayirli-olsun.html/uc-aylar4' title='uc-aylar4'><img width="150" height="150" src="http://www.islamiyol.com/wp-content/uploads/2009/06/uc-aylar4-150x150.gif" class="attachment-thumbnail" alt="uc-aylar4" title="uc-aylar4" /></a>
<a href='http://www.islamiyol.com/mubarek-uc-aylar-hayirli-olsun.html/uc-aylar5' title='uc-aylar5'><img width="150" height="150" src="http://www.islamiyol.com/wp-content/uploads/2009/06/uc-aylar5-150x150.gif" class="attachment-thumbnail" alt="uc-aylar5" title="uc-aylar5" /></a>
<a href='http://www.islamiyol.com/mubarek-uc-aylar-hayirli-olsun.html/uc-aylar6' title='uc-aylar6'><img width="150" height="150" src="http://www.islamiyol.com/wp-content/uploads/2009/06/uc-aylar6-150x150.gif" class="attachment-thumbnail" alt="uc-aylar6" title="uc-aylar6" /></a>
<a href='http://www.islamiyol.com/mubarek-uc-aylar-hayirli-olsun.html/uc-aylar7' title='uc-aylar7'><img width="150" height="150" src="http://www.islamiyol.com/wp-content/uploads/2009/06/uc-aylar7-150x150.gif" class="attachment-thumbnail" alt="uc-aylar7" title="uc-aylar7" /></a>
<a href='http://www.islamiyol.com/mubarek-uc-aylar-hayirli-olsun.html/uc-aylar8' title='uc-aylar8'><img width="150" height="150" src="http://www.islamiyol.com/wp-content/uploads/2009/06/uc-aylar8-150x150.gif" class="attachment-thumbnail" alt="uc-aylar8" title="uc-aylar8" /></a>
<a href='http://www.islamiyol.com/mubarek-uc-aylar-hayirli-olsun.html/uc-aylar9' title='uc-aylar9'><img width="150" height="150" src="http://www.islamiyol.com/wp-content/uploads/2009/06/uc-aylar9-150x150.gif" class="attachment-thumbnail" alt="uc-aylar9" title="uc-aylar9" /></a>
<a href='http://www.islamiyol.com/mubarek-uc-aylar-hayirli-olsun.html/uc-aylar10' title='uc-aylar10'><img width="150" height="150" src="http://www.islamiyol.com/wp-content/uploads/2009/06/uc-aylar10-150x150.gif" class="attachment-thumbnail" alt="uc-aylar10" title="uc-aylar10" /></a>
<a href='http://www.islamiyol.com/mubarek-uc-aylar-hayirli-olsun.html/uc-aylar11' title='uc-aylar11'><img width="150" height="150" src="http://www.islamiyol.com/wp-content/uploads/2009/06/uc-aylar11-150x150.gif" class="attachment-thumbnail" alt="uc-aylar11" title="uc-aylar11" /></a>
<a href='http://www.islamiyol.com/mubarek-uc-aylar-hayirli-olsun.html/uc-aylar12' title='uc-aylar12'><img width="150" height="150" src="http://www.islamiyol.com/wp-content/uploads/2009/06/uc-aylar12-150x150.gif" class="attachment-thumbnail" alt="uc-aylar12" title="uc-aylar12" /></a>
<a href='http://www.islamiyol.com/mubarek-uc-aylar-hayirli-olsun.html/uc-aylar-1' title='uc-aylar-1'><img width="150" height="150" src="http://www.islamiyol.com/wp-content/uploads/2009/06/uc-aylar-1-150x150.gif" class="attachment-thumbnail" alt="uc-aylar-1" title="uc-aylar-1" /></a>
<a href='http://www.islamiyol.com/mubarek-uc-aylar-hayirli-olsun.html/uc-aylar-2' title='uc-aylar-2'><img width="150" height="150" src="http://www.islamiyol.com/wp-content/uploads/2009/06/uc-aylar-2-150x150.gif" class="attachment-thumbnail" alt="uc-aylar-2" title="uc-aylar-2" /></a>
<a href='http://www.islamiyol.com/mubarek-uc-aylar-hayirli-olsun.html/uc-aylar-3' title='uc-aylar-3'><img width="150" height="150" src="http://www.islamiyol.com/wp-content/uploads/2009/06/uc-aylar-3-150x150.gif" class="attachment-thumbnail" alt="uc-aylar-3" title="uc-aylar-3" /></a>
<a href='http://www.islamiyol.com/mubarek-uc-aylar-hayirli-olsun.html/uc-aylar-6' title='uc-aylar-6'><img width="150" height="150" src="http://www.islamiyol.com/wp-content/uploads/2009/06/uc-aylar-6-150x150.gif" class="attachment-thumbnail" alt="uc-aylar-6" title="uc-aylar-6" /></a>
<a href='http://www.islamiyol.com/mubarek-uc-aylar-hayirli-olsun.html/uc-aylar-12' title='uc-aylar-12'><img width="150" height="150" src="http://www.islamiyol.com/wp-content/uploads/2009/06/uc-aylar-12-150x150.gif" class="attachment-thumbnail" alt="uc-aylar-12" title="uc-aylar-12" /></a>

]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islamiyol.com/mubarek-uc-aylar-hayirli-olsun.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Fitre Sadakası</title>
		<link>http://www.islamiyol.com/fitre-sadakasi.html</link>
		<comments>http://www.islamiyol.com/fitre-sadakasi.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 30 Mar 2009 12:31:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Cevahir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Îslâm - Îmân - Îbâdet]]></category>
		<category><![CDATA[Zekât]]></category>
		<category><![CDATA[Fıtır]]></category>
		<category><![CDATA[Fıtır Sadakası]]></category>
		<category><![CDATA[fitre]]></category>
		<category><![CDATA[Fitre Sadakası]]></category>
		<category><![CDATA[Fitre Sadakası Ne Zaman Verilir]]></category>
		<category><![CDATA[fitre sadakasının hükmü]]></category>
		<category><![CDATA[fitre vermek]]></category>
		<category><![CDATA[kimler fıtır sakası verir]]></category>
		<category><![CDATA[kimler fitre sadakası verir]]></category>
		<category><![CDATA[Ramazan]]></category>
		<category><![CDATA[Ramazan ayı]]></category>
		<category><![CDATA[sadaka]]></category>
		<category><![CDATA[sadaka vermek]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islamiyol.com/?p=2803</guid>
		<description><![CDATA[Fitre Sadakası          Fitre sadakası, Ramazan ayının sonuna yetişen ve temel ihtiyaçlarından başka en az nisab mikdarı bir mala sahip bulunan her müslüman için verilmesi vacib olan bir sadakadır. Buna yalnız &#8220;Fitre&#8221;de denir. Fıtrat sadakası, sevab için verilen yaratılış ikramı demektir.          Fitre sadakasının vacib olması, zekatın farz kılınmasından öncedir. Orucun farz kılındığı yıla raslar. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Fitre Sadakası</strong></p>
<p>         Fitre sadakası, Ramazan ayının sonuna yetişen ve temel ihtiyaçlarından başka en az nisab mikdarı bir mala sahip bulunan her müslüman için verilmesi vacib olan bir sadakadır. Buna yalnız &#8220;Fitre&#8221;de denir. Fıtrat sadakası, sevab için verilen yaratılış ikramı demektir.<br />
         Fitre sadakasının vacib olması, zekatın farz kılınmasından öncedir. Orucun farz kılındığı yıla raslar. Bu bir yardımlaşmadır, orucun kabulüne ve can çekişme ile kabir azabından kurtuluşa bir yoldur. Yoksulların ihtiyaçlarını gidermeye, bayram gününün sevincine katılmalarına bir yardımdır. Bu yönü ile fitre sadakası, insanlık için bir hayır ve bir görevdir.<br />
         Fitre sadakası, Ramazan Bayramının birinci günü fecrin doğuşundan itibaren vacib olursa da, bundan önce ve bundan daha sonra da verilebilir. Önceden verilmesiyle fakirler bayramlık ihtiyaçlarını gidermiş olurlar.<br />
(Üç İmama göre, fitre sadakası Ramazanın son akşamında güneşin batmasından itibaren vacib olur. Bayramdan sonraya bırakılması ile bu sadaka düşmez, kaza edilmesi gerekir.)<span id="more-2803"></span><br />
         Fitre sadakası, nisab mikdarı bir mala sahib olan her hür müslüman için vacibdir, ister çocuk olsun, ister mecnun olsun&#8230;<br />
Bunların velileri, bunların mallarından bu sadakayı vermezlerse, kendileri baliğ olduktan veya iyileştikten sonra bu sadakayı ödemekle yükümlü bulunurlar. Bu mesele, İmamı Azam ile İmam Ebû Yusuf&#8217;a göredir, İmam Muhammed ile İmam Züfer&#8217;e göre, bunlara fitre sadakası vacib olmaz. Bu gibilerin babaları veya vasileri bu sadakayı onların mallarından verirlerse, onu ödemek zorunda olurlar. Bu sadakayı onlar adına vermek, babalar üzerine vacib olur. Fitrelerini babalar kendi mallarından verirler.<br />
Bu nisabdan maksad, iki yüz dirhem gümüş veya yirmi miskal altın veya bunlann kıymetine denk bir maldır. Bu mal, temel ihtiyaçlardan (borçtan, oturulan evden, ev eşyasından, bineceği at ve kuşanacağı silahdan, ailesinin bir aylık veya bir yıllık geçiminden) fazla bulunmalıdır. Bu fazla malların para veya ticaret malı olması şart değildir. Bu fazla olan mal üzerinden bir yıl geçmesi de aranmaz.<br />
İşte bu mikdar bir mala sahib olan her müslüman için zekat almak veya vacib olan sadakaları kabul etmek haramdır. Üzerlerine kurban kesmek de vacibdir.<br />
(Üç îmama&#8217;a göre, Bayram günü ile bayram gecesine mahsus olmak üzere, kendisi ile aile halkının yiyeceklerinden ve temel ihtiyaçlarından fazla fitre mikdarı bir mala sahib olan bir müslüman için fitre sadakası vacib olur.)<br />
         Ramazan Bayramının ilk günü fecrin doğuşundan önce vefat eden veya fakir düşen veya fecrin doğuşundan sonra dünyaya gelen veya (İslama giren) bir müslümana fitre sadakası vacib olmaz. Fakat fecirden sonra ölen bir müslümana vacib olur. Eğer vasiyet etmişse, terekesinin üçte birinden ödenir. Varislerin kendi mallarından vermeleri de caizdir.<br />
         Nisab mikdarı mal, fitre sadakasının vücubundan sonra telef olsa fitre düşmez, çünkü verilmesi için önceden bir imkan hasıl olmuştu. Zekat ise böyle değildir, onda kolaylığı gerektiren bir imkan gereklidir.<br />
         Ramazanda bir özür sebebiyle oruç tutamayan kimseye de fitre sadakasını vermek vacibdir. Hasta, yolcu ve takatsiz kalmış ihtiyar gibi&#8230;<br />
         Nisaba malik olan bir mü&#8217;min hem kendisi, hem bunak ve mecnun olan evladı, hem küçük yaşta olan çocukları ve hem de hizmetinde bulunan köle ve cariyeleri için fitre sadakasını vermekle yükümlüdür. Köle ve cariyeleri müslüman olmasalar da, bunlar için fitre vermesi yine vacibdir. Fakat ticaret için olan köle ve cariyelerden ötürü fitre vermek gerekmez. Çünkü bunlar zekata bağlıdırlar. Bir maldan hem zekat, hem de fitre vermek olmaz. Bunlar birleşmez.<br />
Yukarıda açıklandığı gibi, İmam Muhammed&#8217;e göre, zengin olan çocuklar için de fitre sadakası vermek babalarının malına düşen bir borçtur.<br />
         Fakir bir çocuğun babası ölmüş olursa veya fakir düşerse, dedesi (babasının babası) nisaba malik ise, çocuğun babası yerine geçer ve fitre sadakasını verir. Bununla beraber sahih görülen bir görüşe göre, bu çocuk için fitre vermek dedesi üzerine vacib olmaz.<br />
         Bir kimse, kendi zevcesinin ve akıl sağlığı yerinde büyük evladının fitre sadakasını vermekle yükümlü olmaz. Çünkü bunlardan her biri kendi başına tasarruf hakkına sahib mükellef kimselerdir. Onun için bunlardan her biri nisaba malik ise, zekatını kendi malından vereceği gibi, fitre sadakasını da kendi malından vermekle yükümlüdür. Aynı zamanda sadakalarda bir ibadet manası vardır. Koca, zevcesine ait bir ibadet görevini yüklenmek için evlenmemiştir.<br />
         Bir kimse, zevcesinin veya büyük yaştaki evladının fitrelerini onların izinleri ile kendi malından verecek olsa yeterli olur. Bunlar kendi idaresinde ve geçimi altında bulundukları takdirde izinleri olmaksızın vermesi de yeterlidir. Çünkü bu durumda adet bakımından izin var sayılır. Aile arasında bulunan diğer şahıslar hakkında da hüküm böyledir. Gerçek yönden veya adet bakımından izin gereklidir. Çünkü fitre sadakasında niyet bulunmalıdır, niyetsiz verilemez. Böyle bir izin ise, niyet yerine geçer.<br />
(İmam Şafiî&#8217;ye göre, zevcenin fitre sadakası, kendisi zengin olsa bile, kocasına aittir. Kendilerine ücret tayin edilmeyen hizmetçiler hakkında da hüküm böyledir.)<br />
         Bir kimse, kendi geçimi altında bulunsalar bile, babasının ve annesinin fitre sadakasını vermekle yükümlü değildir. Baba fakir olduğu halde mecnun ise, fitresini vermek zorundadır.<br />
         Fitre sadakası dört cins maldan belli bir mikdarda verilir. Şöyle ki: Buğdaydan yarım sa&#8217;(Irakî) ki, beş yüz yirmi dirhem verilir. Buğday unu ile kavutu da, buğday hükmündedir. Arpadan, kuru üzümden ve kuru hurmadan da bir sa&#8217;(bin kırk dirhem) verilir. Bunların yerlerine kıymetlerinin verilmesi de caiz hatta daha faziletlidir. Fakat fakirlerin ihtiyacı bunların kendilerine daha çok ise, o zaman kendilerini vermek daha iyi olur.(*)<br />
         Burada dirhemden maksad, zekat nisabında olduğu gibi, Şer&#8217;i dirhemdir. Bununla beraber her beldenin Örfde kullandığı dirhem ölçüsünü esas kabul etmek gerektiğini söyleyenler de vardır. Örfi dirhem daha fazla olduğu için, fitre sadakasını bundan vermek ihtiyata uygundur ve ziyade sevabı vardır.<br />
(Üç İmama göre, fitre sadakası buğdaydan da bir sa&#8217;dır. Fakat bu sa&#8217;dan maksad, Irak sa&#8217;yi değil, Hicaz sa&#8217;yi olan 693 1/3 dirhem mikdarıdır.)<br />
         Fitre sadakası için buğday, arpa, üzüm ve hurma birer değişmez ölçüdür. Çünkü bunlardan maksad, fakirin bir günlük ihtiyacını gidermektir. O da bunlarla karşılanır. Eğer belli bir para ölçü olarak gösterilmiş olsaydı, ,bu gaye elde edilemezdi. Çünkü yiyeceklerin fiyatı zaman zaman değişmekte olduğundan, belli para bazı yıllar bu maksadı karşılar ve bazan da karşılayamazdı.<br />
         Fitre sadakası, zekat gibi niyet edilerek fakirlere temlik şekli ile verilir. Yemek ikramı şeklinde verilemez. Bu niyet, malı ayırırken yapılabileceği gibi, fakire verirken de yapılabilir. Ancak fakire bunu verirken fitre olduğunu söylemek gerekmez.<br />
         Fitre sadakasını, aralarında zevciyet veya doğum bakımından ilgi bulunanların birbirlerine vermesi sahih değildir. Bir kimse fıtresini, fakir olan karısına, babasına ve oğluna veremez.<br />
Fitre sadakası, İmam Ebû Yusuf ile İmam Şafiî&#8217;ye göre, fakir olan zîmmîlere de verilemez. Fetva da bu şekildedir. Çünkü bunun verilmesindeki maksad, bayram gününde fakir müslümanların ihtiyaçlarını gidererek onların da bayrama sevinçle katılmalarını sağlamaktır. Bu maksad, fitrenin zimmîlere verilmesi ile elde edilmez. Bununla beraber, fitrenin zimmîlere verilebileceğini söyleyen alimler diyorlar ki: Bu sadakadan asıl maksad, mutlak olarak fakirlerin ihtiyacını bir ibadet niyeti ile karşılamaktır. Bu maksad, fakir zimmîlere verilmekle de kazanılır. Çünkü onlara verilecek sadaka da bir ibadettir.<br />
         Bir kimse fıtresini bir fakire verebileceği gibi, birkaç fakire de dağıtabilir. Birçok kimseler de, fitrelerini birkaç fakire verebilecekleri gibi, bir fakire de verebilirler.<br />
Fakat bir görüşe göre, bir fitre birkaç kimseye verilemez.<br />
         Birkaç fitre, gerek aynen ve gerek kıymet olarak sahiblerinin izni ile karıştırılmış bir halde fakirlere verilebilir. Her fitreyi diğerinden ayırmaya gerek yoktur. Bununla beraber fitrelerin ayrı ayrı verilmesi ihtiyata daha uygundur.<br />
         Fitre sadakası, yükümlünün bulunduğu yerdeki fakirlere verilmelidir. Başka yerlere gönderilmesi mekruhtur.<br />
&#8220;Eksiklikten ve fazlalıktan münezzeh ve yüce olan Allah, doğruyu daha iyi bilir ve O&#8217;nun kereminin kemâlinden başarıya ulaştırması ve mükâfatlandırması umulur.&#8221;</p>
<p><strong>*</strong> Bir sa&#8217; (Irakî), 1040 Şer&#8217;i dirhemdir. 910 örfi dirheme eşittir. O halde 520 şer&#8217;i dirhem de 455 örfi dirheme eşittir. Küsurlara bakılmazsa, 1040 şer&#8217;i dirhem 2917 kg.dır. 1040 örfi dirhem de (3.333 kg.) eder. O halde, 520 şer&#8217;i dirhem 1.458 kg.dır. 520 örfi dirhem de 1.667 kg.dır. Bir kg 357 şer&#8217;i dirheme ve 312 örfi dirheme eşittir. Bir kilo mikdarındaki bir şeyin, bir buğdayın fiyatı elli lira kabul edilecek olsa, 1.667 kg. buğdayın tutarı, 1.667&#215;50=83 lira 35 kuruş olur.<br />
<span style="color: #888888;">Kaynak: Ö.N.Bilmen &#8211; Büyük İslam İlmihali</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islamiyol.com/fitre-sadakasi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

