Etiket Arşivi: kuran

Kur’an ve Meali Yarışması

kuran-ve-meali-yarismasi1

KUR’AN’IN ANLAMIYLA BULUŞMAK PLATFORMU tarafından Kur’an-ı Kerim’i okuma, dinleme ve anlama  kültürünü geliştirmek, güzel okuma üslubunu genç kuşaklara aktarmak, güzel okuyan yetenekleri ortaya çıkarmak, anlamı ile birlikte doğru ve güzel okumayı teşvik etmek ve ayetlerini  gönüllere taşırken, okunan ilahi kelamın içerdiği mesajları akıl ve düşünce dünyasına aktarmak amaçları ile KUR’AN-I KERİM’İ VE MEALİNİ GÜZEL OKUMA YARIŞMASI tertip edilmiştir.

  Devamı »

Ey Hatim Ettikleri Halde Yüreği Sızlamayanlar!

Allah (cc) dostlarından Ebu Bekir Verrak Hazretleri’nin küçük bir oğlu vardı, bir gün onun elinden tutup Kur’an-ı Kerim hocasına götürdü Yavrusuna Kur’ân okutup, onu Kur’ân yörüngesinde yetiştirmesi için hocaya teslim ettikten sonra eve döndü…
Zeki çocuk derse başladı, kısa zamanda Kur’ân-ı Kerim’i öğrendi Bir gün; hocasının önünde Kur’ân okurken, bir ayetle karşılaştı Ayet-i kelimeyi tek tek heceledi Yüreğine müthiş bir kurşun saplanıvermişti! O ayetin mânasını düşünmekle, o çocuğun yüzü kireç gibi bembeyaz kesildi ve bir titreme aldı Okumaya devam edemedi Derhal evin yolunu tuttu ve kapıyı çaldı Babası içeriden seslendi:
“Kim o?”
“Benim baba, çabuk aç!”

Babası kapıya koşup açınca, gördüğü manzara karşısında korktu; çocuğunun yüzü ürkütücü derecede solmuştu ve yavrucağı titreyip durmaktaydı Hemen kollarını açıp sardı onu:
“Oğlum! Ne oldu sana böyle? Niçin benzin bu kadar sararmış?”
Güç bela cevap verdi çocuk:
“Bugün derste Kur’ân-ı Kerim’den bir ayet okudum Mânâsını düşününce yüreğim eriyor sandım ve bu hâle geldim”
Babası, çocuğunu içeriye alıp bir yere oturttuktan sonra tarifsiz bir merakla sordu yavrusuna:
“Ey gözümün nuru oğlum! Seni bu kadar sarsan ayet hangisi acaba?!”
“Şu ayettir” dedi çocuk ve her bir harfini yüreğinde duya duya okudu o ayeti: Devamı »

Kuran Ezberleme Teknikleri

“İnsan için kendi çalıştığından başkası yoktur.”
(Necm Sûresi-39)

1.Ders, planlı ve zamanlı kontrol altına alınarak çalışılmalıdır. Bu planlama yapılırken ders kısımlara ayrılmalı;

  • “şu vakte kadar şurayı yapacağım” 
  •  “dersimin belirlediğim bölümü bitinceye kadar lüzumsuz düşünce, davranış ve konuşmayı kendime yasaklıyorum”
    Şeklinde bir oto disiplin “yani kendi kendini kontrol etme ve uyarma hali” uygulanmalıdır.

2. Dersi bütün olarak düşünmek “bu dersi nasıl bitireceğim?” endişesiyle çalışma azmini azaltacağından ders proğramını zihnen düzenledikten sonra, sadece o anda yapılması gereken ezber bölümü göz önünde bulundurulmalı, dersin tümü veya kalan kısmı düşünülmemelidir.
3. Hıfz esnasında vücudun klasik hareketlerle çalışması (sallanarak olabilir) kan dolaşımını hızlandırıp dış etkilerden etkilenme oranını azaltarak derse odaklanmayı kolaylaştıracağı için uygulanması gereken davranışlardandır. Devamı »

Doğru Bir Kur’an Eğitimi-Öğretimi İçin Uyarılar Yaşayan Kur’an Olmak

kuranÇocukların ve gençlerin terbiyesi ve hayata hazırlanması, her milletin en önemli ülküsüdür. Çocuklar ve gençler, hem istikbal ve hem de istiklalin vazgeçilmez unsurlarıdır. Onlar, bir alenin, bir toplumun, bir ülkenin, en önemli güç kaynağıdır. Bu sebeple gençliğini çağın şartlarını da göz önüne alarak vasıflı eğiten milletler, bunun semeresini fazlasıyla görmüşlerdir.

Müslümanlar açısından çocukların ve gençliğin hayata hazırlanmasında en hayati nokta onları dinine, vatanına, gelenek ve göreneklerine bağlı olarak yetiştirmektir. Dinî terbiye olmadan onların benliğini ve kimliğini korumaları, tarihini ve geçmişini öğrenmeleri zordur. Onların bu değerlerle irtibat kurmalarını sağlayacak olan dini terbiyedir.

Dinî terbiyenin önemine işaret eden ünlü ruh hekimi Ord. Prof. Dr. Mazhar Osman Uzman’ın, bu konudaki değerlendirmesi dikkate şayandır: Devamı »

Ölünce Yanımızda Kur’a Olacak…

Peygamber efendimiz demiştir ki birisi öldüğünde akrabaları cenaze işleriyle meşgul iken,
son derece güzel bir kişi gelir mevtanın başının yanında durur.

Kefenlendiğinde kefen ile merhumun göğsü arasına girer. Definden sonra herkes evine döner.
Münker ve Nekir adlı iki özel melek gelir, öleni kişisel mahremiyet içerisinde imanı hakkında sorgulayabilmek
üzere göğsünde duran güzel kişiyi ayırmaya çalışır.

Güzel kişi der ki “O benim refakatim, O benim dostumdur, hiçbir şekilde Onu yalnız bırakmam.
Eğer siz sorgulama için görevlendirildiyseniz, görevinizi yapınız. Onun cennete girmesini kabul ettirinceye kadar terk edemem.”

Sonra ölmüş arkadaşına döner der ki, “Ben, bazen yüksek sesle bazen de kısık sesle okuduğun Kur’anım. Endişe etme, Münker ve Nekirin sorgusundan sonra üzüntü duymayacaksın.”

Sorgulama bitince güzel kişi Onun için Meleul Aladan (semadaki meleklerden) misk kokusuyla bezenmiş bir döşek hazırlar.

Allahın Resulu (SAV) demiştir ki:
Hesap gününde ne bir Peygamber, ne de bir melek, Allahın indinde Kur’andan daha imtiyazlı bir şefaatçi olamayacaktır.

Kur’an Peygamberimizi Nasıl Tanıtıyor?

Bize her alanda rehberlik eder ve yol gösterir. Son peygamber Hz. Muhammed (s.a.s.)’i de bize tanıtmakta ve niteliklerini bildirmektedir. Yazımızda Kur’an’da geçen Peygamberimizin on niteliğini tahlil etmek istiyoruz:

1. Hz. Muhammed Son Rasul ve Son Nebidir

Rasul elçi; nebî ise haber veren haber getiren demektir. Terim olarak “rasul” ve “nebi” Allah’ın mesajlarını emir ve yasaklarını öğüt ve tavsiyelerini insanlara bildirmesi için görevlendirdiği kimseye denir. Rasul ve nebiyi biz Türkçe’de “Peygamber” (haber getiren) kelimesi ile ifade ediyoruz. Kur’an’da “mürsel” ve “nezir” (uyarıcı) “beşir” (müjdeleyici) ve “hâdî” (yol gösterici) kelimeleriyle de ifade edilen “elçiler”; vahye mazhar olan kendilerine kitap hüküm ve hikmet verilen kimselerdir. (bk. Hadîd 25; Hac 52; Âl-i İmran 79 81; Nisa 63-165; Ahzab 45; Hadîd 25-26)

Her topluma bir peygamber gönderen Yüce Allah son olarak Hz. Muhammed (s.a.s.)’i bütün insanlara peygamber göndermiştir. “Muhammed Allah’ın rasulü ve nebilerin sonuncusudur.” (Ahzab 40)

Ayette geçen ve Asım kıraatinde “te” harfi üstün okunan “hâtem” kelimesi diğer kıraatlerde “hâtim” şeklinde esre ile okunmuştur. “Hâtem” fiil olup peygamberlerin peygamberliğini sona erdirdi veya mühürledi “hâtim” ise isim olup peygamberliği sona erdiren veya mühürleyen demektir. “Mühür” bir şeyin belgelendirilmesi ve tasdik edilmesi için sonuna basıldığından “sonu” ve “tasdik” anlamına gelir.

Ayet hem Hz. Muhammed’in son peygamber olduğunu hem de bütün peygamberleri tasdik eden ve belgeleyen ilahî bir mühür mesabesinde olduğunu ve peygamberliğin sona erdiğini ifade eder.

Peygamberimiz kendisini peygamberler zincirinin son halkası ve nebilerin sonuncusu olarak tanıtmıştır: “Ben (bir tuğlası eksik kalmış mükemmel bir binanın eksikliğini tamamlayan) bir tuğlası mesabesindeyim. Ben peygamberlerin sonuncusuyum.” (Müslim Fezail 22)

Hz. Muhammed’in peygamberliği ile insanlık din açısından ilerlemenin son noktasına erişmiş ve din kemale ermiştir. (Maide 3) Artık Hz. Muhammed’den sonra başka bir rasul ve nebi gelmeyecektir. Dolayısıyla kim nebi rasul uyarıcı olduğunu iddia ederse yalan söylemiş yalancı peygamberlik iddiasında bulunmuş olur. Devamı »

Kur’an Psikolojik Hastalıklara Şifa Kaynağı

İnsan, vücudundaki sinirler aklın ve bedenin maruz kaldığı tüm negatif ve pozitif duygulanımlardan etkilenmektedir. Bunun da en etkili çözümü Kur’an..


Her geçen gün Allah’a olan imanım daha da artıyor. Yaşanan sıkıntılar karşısında İslam’ın sunduğu çözümler, problemlerin aşılmasında sahih egzersizler olarak karşımıza çıkıyor.

Yapılan bilimsel araştırmalar göstermiştir ki Allahu Teala’ya (cc) olan iman, düzenli olarak kılınan namazlar, verilen zekât ve sadakalar, Ramazan ayında yapılan hac ve umre ziyaretleri ve okunan Kur’an’ı Kerimler insana musallat olan her türlü psikolojik rahatsızlıklara iyi gelmektedir.

Özellikle çağımızın psikolojik hastalıklarından stres, kaygı, üzüntü, obsesif kompulsif bozukluk, baş ağrısı, hastalık korkusu, insomnia ve psiko-fiziksel hastalıklardan korunmanın ve bu hastalıkların tedavisinin birinci faktörü Allah’a (cc) yakin bir imandır. Devamı »

Kur’an-ı Kerimin Taşıdığı Gerçekler

Kur’an-ı Kerimin Taşıdığı Gerçekler

      Kur’an’ın insanlara bildirdiği emirler ve yasaklar, açıkladığı hikmet ve gerçekler pek çoktur. Bunlar temel olarak inançlara, ibadetlere, muamelata, ahlaka, Allah’ın Yüce kudretini gösteren üstün san’at eserlerine, ibret alınacak olaylara ve diğer şeylere aittir. Bunları şu şekilde özetleyebiliriz: Devamı »

Kur’an’ın Nasıl Bir İlâhi Kitab Olduğu

Kur’an’ın Nasıl Bir İlâhi Kitab Olduğu

       Kur’an-ı Kerîm, yukarda da söylediğimiz gibi, Yüce Allah’ın yeryüzüne şeref veren en kutsal kitabıdır. Bu öyle bir kitabdır ki, insanlar ancak onun gösterdiği yolda yürüdükleri takdirde mutluluğa kavuşurlar ve Allah’ın rızasına ererler. İnsanlar arasında her türlü iyi duygular ilerleyip yükselmeye başlar, kardeşlik ve beraberlik meydana gelir.
Kur’an-ı Kerîm’in hem manası ve hem de lafızları Allah’dandır. Yüce Allah’ın vahyi iledir. Vahy Cibril-i Emin aracılığı ile peygamberimize olmuştur. Onun için Yüce Kur’an’ın manası ile amel edilir. Kur’an müslümanların değişmez kanunudur. Lafızları da bir ibadet olmak üzere okunur, onunla sevab kazanılır. Bu lafızlar sayesinde Kur’an’ın manası anlaşılır, ruhlara tesir eder ve onunla Allah’ın rızası kazanılır. Devamı »

Peygamberlere İman

Peygamberlere İman

       Bütün Peygamberlere iman etmek müslümanlıkta esastır. Lügat manası bakımından peygamber, haber veren kimse demektir. Dini teriminde ise, Allah Tealâ’nın kullarına dinlerini bildirmek için görevlendirdiği seçkin insanların her birine “Peygamber” denir. Bu zatlar Yüce Allah’ın birer elçisi demektir. Bunların Allah’ın Peygamberleri oldukları, kişiliklerindeki yüksek vasıflardan ve Allah tarafından kendilerine verilen mucizelerden sabit olmuştur.
       Mucize; Başkalarının meydana getiremeyeceği olağanüstü şeylerdir. Bir peygamberin gerçek peygamber olduğunu doğrulamak için Yüce Allah o işi Peygamberinin eliyle ortaya çıkarır.
       Keramet; Bir kısım olağanüstü işlerdir. Yüce Allah’ın kudretiyle veli kulları tarafından meydana getirilir. Bu kerametler de, o velinin bağlı bulunduğu Peygamber için bir mucize sayılır. Çünkü o Peygamber gerçek Peygamber olmasaydı, kendisine bağlı olanlardan böyle kerametler ortaya çıkamazdı. Devamı »