Etiket Arşivi: esmaül hüsna ile dua

«Dua» Beni Sensiz bırakma Allah’ım!

El- Mucîb: Tüm yönelenlerin dileklerine cevap Verendir
Allah (azze ve celle).
İcabet eden, isteyene karşılık veren, teklifleri bilen
ve O’na yalvaranların isteklerine icabet eden ve karşılık Verendir.
Allah (azze ve celle) duaları kabul Edendir.
Kendine dua edip yalvaranların isteklerini işitip cevap veren, onları cevapsız Bırakmayandır Allah (azze ve celle)
Allah (azze ve celle)kendisine dua edip yalvaranların isteklerini İşitip onlara cevap verir.
Allah (azze ve celle) katında hiçbir dua cevapsız kalmaz!

****

“Şayet kullarım Beni senden sorarlarsa gerçekten
Ben çok yakınım.
Bana dua edince duacının duasını kabul ederim;
O halde onlar da Benim davetime koşsunlar
ve Bana layıkıyla iman etsinler ki, doğru yola gidebilsinler.”
(Bakara Suresi 186. Âyet Meali)

****

Ey yerin göğün Sahibi!
Ey İşiten!
Ey Gören!
Ey sinelerden gizleneni de Bilen!
Ey en Merhametli!
Ey en Şefkatli!
Ey en güzel Dost!
Ey dualara cevap Veren!
Ey duaları kabul Eden!
Ey Mucîb!
Ey yoluna ram olduğum Allah!

****

Hiç şüphe yok ki Sen İşitensin Allah’ım!
Hiç şüphe yok ki Sen Bilensin!
Sen dualara cevap Verensin hiç şüphe yok ki Allah’ım!
Mucîbu da’vete’l Muttarîn’sin Sen!
Sen çaresizlerin dualarını kabul Edensin!
Benim de duamı kabul et Dergâhında!
Beni darda bırakma!
Beni Sensiz bırakma!
Mucîbü’d dua Sensin Rabb’im!
Sen duaları kabul Edensin!
Benim de duamı kabul et Dergâhında!

Devamı »

«Dua» Vefalı Olanlardan Eyle Vafi Adınla!

El- Vafi: Verdiği sözden dönmeyendir Allah azze ve celle.
Allah azze ve celle, kullarına verdiği sözü muhakkak yerine
Getiren; onların dualarına cevap Veren, kullarının yaptığı hiçbir iyiliği Vafi Adıyla Unutmayan ve onların her bir iyiliğine misliyle karşılık Verendir.
Aziz ve celil olan Allah yaratığı mahlûkata karşı vefalı Olan ve vefalı olanları da Sevendir.

***

“…(Ahde vefa gösterin.) Verdiğiniz sözü de yerine getirin.
Çünkü verilen söz, sorumluluğu gerektirir.”
(İsra Suresi 34. Âyet Meali)

***

Ey dualarımın sahibi olan Rabb’im!
Ey verdiği sözlerin Sahibi!
Ey sözünden asla geri Dönmeyen!
Ey incitmeyen kullarını!
Ey kullarının hayrını Dileyen!
Ey her hayrın Sahibi!
Ey vefalıların en Vefalısı Rabb’im!
Ey Vafi!

******

Sen dualarımın Sahibi;
Sen kalbimin Sahibisin Rabb’im!
Sen Verdiği bütün sözlerin Sahibi ve sözünden asla geri Dönmeyensin!
Sen kullarını İncitmeyensin Rabb’im!
Kullarının hayrını Dileyensin Sen!
Sen her hayrın Sahibisin Rabb’im!
Sen vefalıların en Vefalısı;
Sen Vafi Olan Allah’sın!

*******

Rabb’im!
Vefayı kalbime yerleştir Vafi Adınla!
Verdiği sözü muhakkak yerine getirenlerden eyle beni!
Ruhlar âleminde verdiği söze vefa gösterenlerden;
Sözüne ve ahdine sadık kalanlardan eyle beni Vafi Adınla!

Devamı »

«Dua» Şahit Ol Zikrimize Allah’ım

Eş- Şehîd: Allah (azze ve celle) insanların orada bulunmadıkça bilemedikleri şeyleri Bilen, Gören ve haberdar Olandır.
Allah (azze ve celle) Şehîd’dir; kendisine şahitlik yapılandır.
Şahadet kelimesiyle kullar, O’nun bir olduğuna şahitlik etmekte, böylece Kendisine ibadet etmeyi kabul ettiklerini göstermiş olmaktadırlar.
Allah’ın şahîd olmadığı hiçbir şey yoktur.
Meydana gelen her şey İlahi plânda gözlenmekte, izlenmekte ve asla unutulmamaktadır.
Her şeye şahîd Olan Allah’ın (azze ve celle) Şahîdliği ise bu kavramı en ileri mertebede İlahi plânda mevcut ve geçerli olduğu anlamına gelir.
Büyük küçük her şey Allah’ın (azze ve celle) murakabesi altındadır. Allah’ın (azze ve celle) İlahi gözetimi dışında kalmak hiçbir şey ve hiçbir kimse için mümkün değildir.
Şehîd Allah’ın (azze ve celle) açık gizli bütün yapılanları Bilen, görülmeyenleri Gören, işitilmeyenleri İşiten, her fısıltıyı Duyan Adıdır.
Kullara düşen Allah’ın (azze ve celle) Şehîd Adının idrakinde olarak O’na isyan etmekten korkmak ve yaptığı gizli açık her günahtan sonra tevbe ederek Allah’ın (azze ve celle) bağışlayacağını ümit etmektir.
Allah (azze ve celle) gerçekten bu dünyada ve âhirette her türlü gizliliğe ve fısıltılara şahîd olan tek Varlıktır.
Şahîd olan Allah’ın (azze ve celle) Varlığının altında insan tek bir an bile yalnız değildir!

****

“Doğrusu Allah, her şeyin üzerinde Şahîd Olandır.”
(Hac Suresi 17. Âyet Meali)

****

Ey yerin göğün Sahibi!
Ey kalplerin Sahibi!
Ey bugünün ve yarının Sahibi!
Ey her şeyi Gören!
Ey her şeyi Duyan!
Ey her şeyi Bilen!
Ey her şeye Şahit Olan!
Ey Şehîd!
Ey yoluna ram olduğum Allah!

****

“Şahîd olarak Allah yeter.”
(Nisa SSuresi 79. Âyet Meali)

Devamı »

«Dua» Kimsesizlerin Kimsesi Allah’ım

Er- Refîk: Arkadaş, yoldaş. Gerçek Dost.
Kolaylaştıran.
Yumuşaklığı çok olan.
Hayrı bol olan.
Hayrı ve iyiliği sürekli dağıtan.
Karşılıksız bağışta bulunan.
Acelesi olmayan.
Kötü davranışlar sebebiyle hemen cezalandırmayan.
İyilik ve bağışı hemen ve sürekli olduğu halde cezasını hep erteleyen, af için fırsat tanıyan.
Bütün bu üstün vasıflar yerin göğün sahibi olan Yüce Allah’a (azze ve celle) aittir.
Allah’tan (azze ve celle) talep edilirse ve O’nun izniyle insanlar da bu Adın güzelliğinden istifade edebilirler.

*****

Ey Alâ!
Ey Subhan!
Ey Rahman!
Ey en büyük hayır Sahibi!
Ey hayır sahiplerinin Sahibi!
Ey en Cömert!
Ey en güzel Arkadaş!
Ey en güzel Dost!
Ey kullarına yumuşaklıkla muamele Eden!
Ey cezaları Erteleyen!
Ey günahları Affeden!
Ey Refîk!
Ey Refîk-i Alâ!
Ey yoluna ram olduğum Allah!

****

“Ey huzura kavuşmuş insan!
Sen O’ndan hoşnut, O da senden hoşnut olarak Rabbine dön.
(Seçkin) kullarım arasına katıl,
Ve Cennetime gir!”
(Fecr Suresi 27 -30 Ayet Meali)

***

Devamı »

«Dua» Her Muamelesi Hak Olan Rabb’im!

El- Muksit: En doğru Olandır Allah. (azze ve celle)
Muksit Olan Allah bütün işleri birbirine denk ve yerli yerinde Yapandır.
Mazlumun hakkını zalimden Alandır Aziz ve Celil Olan Allah.
O, Hükmünde ve İşlerinde en adaletli Olandır.
Allah (azze ve celle) sonsuz ve üstün adalet ve merhamet sahibi Olandır.
Kullarına muamelesi merhamet ve adalet üzeredir.
Yapılan zerre kadar iyiliği, karşılıksız bırakmayan ve zayî Etmeyendir Allah. (azze ve celle)

****

Ey zerre kadar iyiliği karşılıksız Bırakmayan Rabb’im!
Ey bütün iyiliklerin Sahibi!
Ey mazlumun hakkını zalimde Bırakmayan!
Ey mazlumun Sahibi!
Ey hiçbir hak sahibinin hakkını zayî Etmeyen!
Ey hak sahiplerinin Sahibi!
Ey güneşi en adaletli biçimde yerleştiren Kainata!
Ey güneşin Sahibi!
Ey en adaletli şekliyle hilâli Yerleştiren semaya!
Ey semanın ve hilâlin Sahibi!
Ey yıldızların, yerin göğün Sahibi!
Ey her muamelesi hak Olan Rabb’im!
Ey adaletlilerin en Adaletlisi!
Ey Muksit!

****

Zerre kadar iyiliği karşılıksız Bırakmazsın Sen Rabb’im!
Bütün iyilik ve ihsanların tek Sahibi yalnız Sensin!
Mazlumun hakkını zalimde bırakmazsın Sen!
Hiçbir hak sahibinin hakkını zayî Etmeyen de Sensin!
Güneşi en adaletli Yerleştiren Sensin kâinata Rabb’im!
Güneşin Sahibi de Sensin!
Sen en adaletli şekliyle hilâli semaya Yerleştirensin!
Semanın ve hilâlin Sahibi Sensin!

Devamı »

«Dua» Varlığı Ezeli ve Ebedi Olan Allah’ım

El-  Hâlık: Yaratıcı. Yoktan var eden.
Aziz ve Celil Olan Allah her şeyin Yaratıcısıdır.
Her şeyin varlığını ve varlığı devam ettiği müddetçe görüp göreceği haller ve hadiseleri tayin ve takdir Eden ve ona göre Yaratandır Allah. (azze ve celle)
Kâinatın ve onun içindeki her şeyin Yaratıcısı O’dur.
İnsanların ortaya çıkardıkları eserler, buluşlar, düzenlemeler ise Allah’ın (azze ve celle) Yarattıklarından, yani var olandan yeni bir şey elde etme çabasından başka bir şey değildir.
Aziz ve Celil olan Allah ise hiçbir örneğe bağlı kalmaksızın Kendi Kudreti ile yoktan var Eder.

“O, öyle Allah’tır ki, O’ndan başka ilah yoktur. Görülmeyeni de bilir, görüleni de. O, çok esirgeyen, çok bağışlayandır.
Öyle Allah’tır ki, O’ndan başka ilah yoktur.
Mülkün sahibidir, son derece mukaddestir, selamete erdirendir, güveni sağlayandır, görüp gözetendir, üstündür, zorludur, büyüklükte eşi olmayandır.
Allah, müşriklerin ortak koştuklarından münezzehtir.
Yaratan, var eden, varlıklara şekil veren Allah’tır.
En güzel isimler O’nundur. Göklerde ve yerde olanlar, O’nu tesbih ederler.
Çünkü yalnız O’dur Kudret ve Hikmet sahibi Olan.” (Haşr Suresi 22-23-24. Âyet Meali)

Ey göklerin yer ve ikisi arasındakilerin Yaratıcısı Rabb’im!
Ey rızkın;
Ecelin;
Sözün;
Ruhun;
Kalbin;
Aklın,
Yaratıcısı ve Sahibi!
Ey her hayrın Yaratıcısı ve Sahibi!
Ey Kelimelerinde hiçbir noksan bulunmayan!
Ey en doğru Kelimelerin Sahibi!
Ey Yüce Yaratıcı!
Ey Allah!

Sen gökleri, yeri ve ikisi arasındakileri Yaratansın Rabb’im!
Sen rızkın;
Sen ecelin;
Sen sözün;
Sen ruhun;
Sen kalbin;
Sen aklın;
Sen her hayrın,
Yaratıcısı ve Sahibisin!
Senden başka yaratıcı yoktur!
Sen Varlığı ezeli ve ebedi Olan;
Önünde baş eğip, diz çöktüğüm Hâlık Olan Allah’sın!

Devamı »

«Dua» Kalbimizi Ber Adınla Yıka Allah’ım

El- Ber: İyilik yapandır Ber.
Allah’ın (azze ve celle) iyilik yapan ve yaptıran Adıdır.
İnsana iyilik yapma duygusunu Verendir Allah. (azze ve celle)
Mutlak iyilik Sahibi, her iyilik ve güzelliğin kendisinden kaynaklandığı yegâne varlık Allah’tır. (azze ve celle)
Kullarına iyilik ve ihsanı, nimetleri bol olandır O.
Kendisine isyan nedeniyle iyilik yapmaktan vazgeçmeyen ve iyiliği kesmeyendir.
Kendisinden isteyenlere güzel bağışta bulunan, ibadet edenlere de bol sevap verendir.
Kötülük yapana, iyilik yapan, haksızlık edeni affeden, günah işleyeni bağışlayan, tevbe edenin tevbesini, özür beyan edenin özrünü kabul edendir Ber.
Kullarına yumuşak davranan, onlara kolaylık dileyen, birçok günahı cezalandırmadan bağışlayan, tek bir iyiliğe on misli ile karşılık veren, niyetlendikleri bir kötülük işlenmedikçe bu niyetleri sebebiyle kullarına ceza vermeyendir Allah. (azze ve celle)
Allah (azze ve celle) Ber Adıyla; hak etmeseler bile kendi Lütfu, İhsanı ve Keremiyle kullarına sonsuz nimetler sunar ve onlara iyilikte bulunur.

****

“Allah, öyle bir Allah’tır ki, gökleri ve yeri yarattı; yukarıdan su indirip onunla size rızık olarak çeşitli ürünler çıkardı; emri gereği denizde seyretmesi için size gemileri hizmetinize sundu; nehirleri de size amade kıldı. Sizin için birbiri ardınca güneş ve ayı hizmetinize verdi; yine sizin için gece ve gündüzü amade kıldı.
Hem size istediğiniz şeylerin hepsinden verdi; öyle ki, Allah’ın nimetini saysanız onu bitiremezsiniz.
Gerçekten insan çok zalim, çok nankördür.”
(İbrahim Suresi 32-34 Âyet Meali)

Ey Mutlak iyilik Sahibi!
Ey İyiliği Öğreten!
Ey İyiliği asla kesmeyen!
Ey Sayısız günah işleyeni de Bağışlayan Yüce!
Ey Kullarına yumuşaklıkla muamele eden!
Ey Kapattığı her kapı için on kapı Açan!
Ey Ber!
Ey bütün iyiliklerin Sahibi!
Ey Allah!

Devamı »

«Dua» Güneş Gibi Nûrlandır Bizi Allah’ım!

En- Nûr: Âlemleri, bütün kâinâtı nûrlandıran, aydınlatan, Nûr olan; istediği bütün simalara, zihinlere ve gönüllere Nûr, aydınlık ihsan eden, göklerin ve yerin Nûrudur.
“Allah göklerin ve yerin nurudur.
O’nun nuru içinde ışık bulunan bir kandil yuvası gibidir.
Kandil cam içindedir.
Cam da sanki inci gibi parlayan bir yıldızdır.
Ne tam doğuda ne de tam batıda olan mübarek bir zeytin ağacının yağıyla tutuşturulur.
Yağ neredeyse ateş değmeden bile tutuşup ışık verecek olan bir zeytin ağacından yakılan sanki bir inci yıldızı gibidir.
Bu, nûr üstüne nûrdur.
Allah dilediğini nûruna kavuşturur.
Allah insanlara misaller verir. Allah her şeyi hakkıyla bilendir” (Nûr Suresi 35. Ayet Meali)

Ey yerlerin ve göklerin Nûru olan Allah’ım!
Ey sonsuz Nûr’un kaynağı,
Ey bütün Nûrların Nûru olan Allah’ım!
Sen Nûrsun!
Ve biz Nûr’a talibiz Allah’ım!
Gönlümüzü nûrlandır bizim !
Nûrlandır ki gönlümüzü, yüreğimizin en derin yerinde yalnız Seni bulalım Allah’ım!
Gözümüzü nûrlandır bizim!
Nûrlandır ki gözümüzü, Senin her an yenilenen mucizelerini görebilelim Allah’ım!
Ruhumuzu nûrlandır bizim!
Nûrlandır ki ruhumuzu ışık olup Sana akalım Allah’ım!
Sen ki Nûrsun Allah’ım;
İman nûruyla nûrlandır kalplerimizi bizim!
İmbikten süzülen dupduru bir suyla yıkanır gibi yıkansın kalplerimiz imanla!
İlmin Nûruyla nûrlandır bizi!
Ve bize indirdiğin ilimle amel etmemizi nasip et hepimize!

Devamı »

«Dua» Sabredenleri Seversin Sen Allah’ım!

Es- Sabr: Allah, (azze ve celle) çok Sabredendir.
Çok sabırlıdır.
İsyankârlardan acele intikam almayan; hiçbir şeyde acele etmeyen;
kendine isyan edenlere bile mühlet verendir.
Rızası olmayan işlerin neticesini bekler Allah. (azze ve celle)
O her şeyi bilir; gücünü kaybetmez; daima sabittir; varlığı devam edendir.
Allah,(azze ve celle) bir işi, vakti gelmeden yapmak için acele etmez.

Yapacağı işlere muayyen bir zaman koyar ve onları koyduğu
kanunlara göre - zamanı gelince - icra eder.
Önceden çizdiği zamandan, - bir tembelin yaptığı gibi, - geciktirmez.
Ve kezâ - bir acelecinin yaptığı gibi - zamanı gelmeden yapmağa kalkmaz.

Bilakis her şey’i, hangi zamanda yapılmasını takdir buyurmuş ise, o zaman yapar.

***

“Sabır ve namaz ile Allah’tan yardım isteyin.
Şüphesiz o (sabır ve namaz), Allah’a saygıdan kalbi ürperenler dışında herkese zor ve ağır gelen bir görevdir.”
(Bakara Suresi 45. Âyet Meali)

***

Ey en büyük ihsan Sahibi!
Ey Kadir-i Mutlak!
Ey tam kuvvet sahibi!
Ey en büyük sabır Sahibi!
Ey cezaları Erteleyen!
Ey acele Etmeyen!
Ey Sabr!
Ey yoluna ram olduğum Allah!

Devamı »

«Dua» Herşey Senin Dilemenledir Rabb’im!

El- Fâtır: Yeri ve göğü birbirinden Ayırandır Allah. (azze ve celle) ilk Yaratılışın Sahibidir.
Aziz ve Celil Olan Allah kâinatı örneksiz, mükemmel Yaratan; her şeye gayesine uygun kabiliyet ve teçhizat Veren; varlıkları yoktan var Edendir; tohumu Yaratan; ondan da filiz Çıkarandır.
Gökleri ve yeryüzünü Yaran ve Ayıracak Olan, dünyayı Yarattığı gibi Ahireti de Yaratan ve ikişer, üçer, dörder kanatlı Melekleri Yaratan; Melekleri elçiler yapan;
Kendisinden kullarının şuurlarına tebliğ vasıtaları, Peygamberlere vahiy, sâlih insanlara ilham, akıllara doğru düşünme fikrini getiren araçlar yahut kudretini, eserlerini Yarattıklarına iletici vasıtalar Kılandır Allah. (azze ve celle)

***

“O inkâr edenler görmüyorlar mı ki, (başlangıçta) göklerle yer, birbiriyle bitişik iken, biz onları ayırdık ve her canlı şeyi sudan yarattık.
Yine de onlar inanmayacaklar mı?” (Enbiya Suresi 30.Âyet Meali)

****

Enbiya suresi 30, Ayet-i Kerime’nin tefsirinde Elmalılı Hamdi Yazır diyor ki: “O kâfir olanlar, görmediler mi?
Baksalar ya veya haberleri yok mu, sorsalar ya veyahut şu görüş ve düşüncede değiller mi?
Göklerle yer, şu gördükleri âlemin yukarı kısmını teşkil eden yüksekler ve alt kısmını oluşturan yer bitişik idiler.
İkisi de deliksizdi.
Yukarıdan yağmur yağmıyor, yerde ot bitmiyordu, bunu görüyorlardı. Veyahut yer, dağsız deresiz yekpare; gök boyutları da güneşi, ayı, gökcisimleri ve yıldızları yok, tek bir bütün halindeydi.
Veyahut yer, gökcisimlerine bitişik, hepsi bir şeydi.
Gök cisimleri ve kütleleri arasında şimdiki çeşitlilik söz konusu olmayıp hepsi de birbirine benzer birer madde idi.
Veyahut hepsi başlangıçta var olmamakla ortaktı.
Dışta görünen ve farklı özellik gösteren bir varlık değildi.

Devamı »