Bedir Şiiri – Dursun Ali Erzincanlı

dae-bedir

[mp3]/wp-content/uploads/2009/03/dursun-ali-erzincanli-bedir.mp3[/mp3]

Bedir
Hazırlanın uzunca bir yolculuk var şimdi.
Asr-ı saadete Cezîretül araba gidiyoruz.
Bismillah diyin  Bedir’e öyle girin  Gökte melekler, yerde siz
Ve bekleyin sessiz…  Gelince  İyi bakın onlara;
Hem kendi zamanlarının
Hem tüm zamanların en cesur yiğitleridir onlar
Gökte yıldız; yerde arslandır onlar  Yüz yirmi beş bin beden
Ama bir tek ruh,  Muhammedî ruhtur onlar
Aslanlar çıkmıştır Medine’den  Şimdi yoldadır Bedrin Arslanları
İşte bakın şu Hz.Umeyr  Aslan yavrusu.
Yaşı küçük diye geri çevirecek rasulullah
Ama öyle ağlıyor ki umeyr izin veriyor nebi
Ey sad bin ebi vakkas!  Sen bağla kardeşin Umeyr’in kılıcını
Boyu kısa bağlayamıyor.
Hz.Hamza’nın belinde iki kılıç duruyor.
Attığı her adım bir kalbi durduruyor.
Ey Hamza  Gördüğün hiçbir şeyden korkmazsın bu doğru
Ama heybetini gizli tut   Yürüyüşün ölümü korkutuyor.
Dinleyin Âlemlerin sultânını  O konuşunca rüzgar bile susuyor;
“Ey ashap! Hazır mısınız?”  Sad bin muaz ayakta:
“Ya Rasulallah!” diyor  “Seni hak dinle gönderen Allah’a andolsun ki,
Sen bize şu denizi gösterip dalarsan,  Biz de seninle birlikte dalarız.
Allah’ın bereketiyle yürüt bizi!”  Tebessüm buyuruyor Habîb-i Zîşan!
O, gülünce suya kanıyor susamışlar.  Güller açıyor yüreklerde.
Kederler unutuluyor.  O gülünce, cennetler yaratılıyor.
Gülüyor nebi ve yürüyorlar!  Mekke’de çekilen acılar dinmiş
Yürüyorlar!  Sanki yıldızlar yere inmiş.  Önlerinde Kâinatın Güneşi
İşte Hz.Ömer ve Hz. Ali  Biri Hattaboğlu! Biri Haydâr-ı Kerrar!
Ve kolkola   Ölümün ağzına giriyorlar! Continue reading