Aylık Arşiv: Eylül 2009

Çocuğumla Her Güne Bir Ayet ‘Bismillahirrahmanirrahim’

Zeynep’le annesi, o içinde her şey olan kitabı, yani Kur’ân’ı okumaya başladılar. Önce annesinin ağzından bir fısıltı duyar gibi oldu Zeynep. “Efendim?” dedi. Kendisine bir şey söylendiğini sanmıştı. “Besmele çektim.” dedi annesi. “Bismillahirrahmanirrahim .”
Zeynep şimdi daha iyi duymuştu. “Dedem beni kucağına alırken de aynı şeyi söylemişti.” dedi.

Annesi gülümsedi.

“Çünkü her işin başı ‘Bismillah’tır. Her işe başlarken ‘Bismillahirrahmanirrahim ’ deriz. Kur’ân okumaya başlarken de, yemek yapmaya başlarken de…”
Zeynepcik sormadan edemedi:

“Neden bismillah diyoruz ki? Sebebini tam anlayamadım.”

Annesi gözlerinin içine baktı Zeynep’in. Bu bakış çok hoşuna giderdi. Annesinin gözlerinin içinde kendisini görebiliyordu.
Annesi anlatmaya başladı. Devamı »

Ey Hatim Ettikleri Halde Yüreği Sızlamayanlar!

Allah (cc) dostlarından Ebu Bekir Verrak Hazretleri’nin küçük bir oğlu vardı, bir gün onun elinden tutup Kur’an-ı Kerim hocasına götürdü Yavrusuna Kur’ân okutup, onu Kur’ân yörüngesinde yetiştirmesi için hocaya teslim ettikten sonra eve döndü…
Zeki çocuk derse başladı, kısa zamanda Kur’ân-ı Kerim’i öğrendi Bir gün; hocasının önünde Kur’ân okurken, bir ayetle karşılaştı Ayet-i kelimeyi tek tek heceledi Yüreğine müthiş bir kurşun saplanıvermişti! O ayetin mânasını düşünmekle, o çocuğun yüzü kireç gibi bembeyaz kesildi ve bir titreme aldı Okumaya devam edemedi Derhal evin yolunu tuttu ve kapıyı çaldı Babası içeriden seslendi:
“Kim o?”
“Benim baba, çabuk aç!”

Babası kapıya koşup açınca, gördüğü manzara karşısında korktu; çocuğunun yüzü ürkütücü derecede solmuştu ve yavrucağı titreyip durmaktaydı Hemen kollarını açıp sardı onu:
“Oğlum! Ne oldu sana böyle? Niçin benzin bu kadar sararmış?”
Güç bela cevap verdi çocuk:
“Bugün derste Kur’ân-ı Kerim’den bir ayet okudum Mânâsını düşününce yüreğim eriyor sandım ve bu hâle geldim”
Babası, çocuğunu içeriye alıp bir yere oturttuktan sonra tarifsiz bir merakla sordu yavrusuna:
“Ey gözümün nuru oğlum! Seni bu kadar sarsan ayet hangisi acaba?!”
“Şu ayettir” dedi çocuk ve her bir harfini yüreğinde duya duya okudu o ayeti: Devamı »

Peygamber Efendimiz (sav) Nelerden Allah’a Sığınırdı ?

Hepimizin korkuları vardır. Ürktüğümüz, olmasın diye içimizden dualarla önünü kesmeye çalıştığımız ürküntülerimiz vardır.

Bazen başarırız. Belki de takdir öyle uygun görür. Bazen bize rağmen, dualarımıza rağmen endişelerimizi aşamayız. Tabii ki bütün bu noktalarda tek sığınağımız, dualarımızda yöneleceğimiz yer ve makam yüce Rabb’imizdir. Ondan gayri kimin gücü yeter, güç yetirilemeyen şeylere.

Bu satırları okuduğumuzda hangi endişe ve korkular sakınılması gereken haklı korkulardır, hangileri ise boş endişelerdir diye düşünmüşsünüzdür. Aslında herkesin kendisine ait özel korku ve endişeleri olabilir. Bunların bir kısmı hepimiz için genel olan korkulardır. Bir kısmı ise kişiye göre değişen özel korkulardır.

* * *

Dini hayatımızla ilgili sırları belirleyen Peygamberimiz de yaşamı boyunca bazı endişelerden yüce Allah’a sığınmıştır. O, korkularından güvende olmaya, emin olmaya gayret ederdi. Bunu yaparken, “Allah’ım, falan veya filanca şeyden sana sığınırım” diyerek endişelerini sıralardı.

İşte bu haftaki yazımızda Peygamberimizin kendi sözlerinden, Allah’a sığındığı hususları paylaşmak istedim. Onun için de yukarıdaki satırları yazdım. Bakalım Efendimiz, nelerden Allah’a sığınırmış.

1- Allah’ım! Hazineleri senin kudretinde olan her türlü hayrı isterim ve hazineleri senin kudretinde olan her şerden sana sığınırım. (Hákim) Devamı »

Hayatımda Böyle Yara Görmedim…

Mekke’de Peygamberimizin (sav) ve dostlaları büyük zulüm gördüler. ışkence ve acı öylesine yayıldı ki; Mekke’de nefes alamaz hale geldiler. Gün aşırı şehit veriliyordu. ışte o günlerin en büyük mazlumlarından birisi olan Habbab (ra) hali.

Hz. Ömer dönemi.

Hz. Ömer (ra) hilafeti döneminde ilk Müslümanlardan olan Habbab b.Eret’e (ra) bir gün sorar:

-Allah yolunda çektiğin işkenceleri bize biraz anlatır mısın, ey Habbab?

Bunun üzerine Hz. Habbab (ra):

-Ey Müminlerin Emiri, sırtıma bak, dedi.

Onun sırtına bakan Hz. Ömer (ra):

-Ömrümde böylesine harap edilmiş bir insan sırtı hiç görmemiştim, diyerek hayretini ifade eder.

Bir yandan sırtını gösteren Habbab (ra) bir yandan da şöyle der: Devamı »